Uzun zaman sonra bir kitaba inceleme yazmak istedim çünkü kitap ağzımı bir karış açık bıraktı. Sonu özellikle benim için çarpıcıydı. 2 saatte okunabilecek diyaloglarla dolu ve sürükleyici. Ustaca yazılmış. Yazar artık favorilerimden.
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
Hayatımda okuduğum en korkunç ve en toksik kitap. Belki Gobbels in anıları ile yarışabilir diyeceğim ama onun kitaplarını en azından ortaokul çocukları okumuyor. Elimde olsa radyoaktif madde kutularında saklayın derim. Hatta bu kitabın dizisinin çekilmesi, filminin olması ve yüzlerce kez basılması durumu daha korkunç yapıyor. Kitaptan kurtulmak için hediye edeyim dedim baktım hayatımda o kadar nefret ettiğim biri yok hemen ikinci elden sattım. Kurşun zehirlenmesinden daha tehlikeli.
Yazarın HAYATIN KAYNAĞI romanını okumuş ve bayılmıştım. Bir roman okumak ayrı bir keyif ama sadece bir romancı değil aynı zamanda bir düşünür olan birinin kalemini okumak tam bir zevk. Şu devirde fiyatına bakmadan çıktıkları gün 6 tane kitabını aldım Ayn RAND'ın. Dahasını da alırdım ama ekonomik durumum el vermedi. O kadar bekleyişten sonra de yalan söyleyeyim önceleri biraz hayal kırıklığına uğradım. Yazar Hayatın Kaynağı'na göre düşüncelerini, felsefesini çok daha iyi açıklamış, betimlemeler daha ince ve mesajını daha iyi pekiştirebilmiş. Daha fazla karakter var. Farklı uçları daha iyi görüyoruz. Düşünsel açıdan bir gelişim olsa da romancılığının zayıfladığını gördüm ben. Daha geç içine alıyor kitap içine. Sıkıcı diyemem ama diğer kitabı kadar akmıyor ve heyecan yaratmıyor. Bazı diyaloglar o kadar fikri açıklamak için yazılmış ki kurguyu bozmuş. Bu sahne gereksiz diyorsunuz okurken. Bu konuşma burada ne alaka ya da insan günlük hayatta da böyle konuşmaz ki diyorsunuz. Ki ben bu yorumların hepsini yazarı kendisi ile ile karşılaştırarak söylüyorum. Eleştirsem dahi onunla boy ölçüşecek çok az yazarın olduğunu düşünüyor, herkese tavsiye ediyorum. Karakterlerini, özellikle kadın karakterini Hayatın Kaynağı'na göre daha fazla sevdim ve anladım. Yazarın felsefesini eleştirmek bana zaten düşmez ama söylemek istediğini anladığımı düşünüyorum ve benim kendi ahlak sistemime o kadar benziyor ki bunları ben doğmadan yıllar önce yazdığı için üzülüyor bile sayılırım. Sonuç olarak Hayatın Kaynağı benim bebeğim olacak olsa da her zaman Atlas Vazgeçti de benim için keyifli ve düşündürücüydü. İkinci kitaba heyecanla geçerken herkese gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum. Bu kitabı okurken zamanınızı boşa harcamış olmuyorsunuz.
Yazıma konudan bağımsız bir düşünce ile başlamak istiyorum. Popülarizme karşı bir ön yargı beslemiyorum. Popüler kültürün bazı yazarları, kitapları ya da başka ürünleri abartabildiğinin, amacından saptırabildiğinin farkındayım. Yine de bazı insanlarda olduğu gibi popülarizme kurban gitmiş eserlere ön yargı beslemem, uzak durmam hatta çoğunlukla severim. Sırf popüler ya da sığ diye eleştirme peşinde değilim. Her ürünü amacına göre değerlendirmeye çalışırım. Yazarın Fi-Çi-Pi serisini de okumuş, beğenmiş hatta tavsiye etmiştim. Peki ne oldu da beni bu derece hayal kırıklığına uğrattı? Şunu da belirteyim. Fi-Çi-Pi de de her şey mükemmel değildi. Empoze edilmeye çalışılan bazı fikirler rahatsız edici olsa da genel manası ile kurgu ve çekici karakterlerle görmezden gelinebiliyordu. Ama daha sonra yazarın mesleğimin ünvanını haksız bir şekilde kullanması, bilgisinin olmadığı konularda yaptığı açıklamalar kendisinden soğuttu. Belki yaşadığım hayal kırıklığında bunların da bir miktar etkisi vardır.
Nereden başlasam? Öncelikle bir kurgu belli bir mesajı iletmek için yazılabilir. Düşündürücü mesajı olan hikayeleri severim. Ama bunu bir okuldaymışçasına yapmak sanata sığmaz diye düşünüyorum. Bilgiyi kurguya başarılı bir şekilde yedirebilmek yetenek ister. Bu konuda başarılı olmazsanız da burada olduğu gibi yapay ve zorlama bir kurgunuz olur. Yazar en başında kronolojiye uymadığını söylemiş zaten. Ne kadar mantıklı olduğu tartışılır olsa da bu konuya takılmadım fazla. Ben sanat için süslü cümlelere ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. Özellikle çarpıcı bir konuyu sade, sert yalın bir dil ve sağlam bir kurgu ile birleştirirseniz harika bir sanat eseri elde edebilirsiniz. Burada olan ise gerçekten kötü bir kurguya sanat yapabilmek amacı ile yapay bir dilin birleştirilmesi olmuş. Çok
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Zaten hali hazırdaki görüşlerimle uyumlu olduğundan beğendiğim bir kitaptır. Özünde yeni bir şey söylemese de bir çok hurafenin tarihsel açıdan açıklanmaya çalışılması, mantıklı ve bilimse şekilde yaklaşılmaya çalışılması güzel. İnsanı hem Kuran'ı okumaya hem de bu konularda daha çok araştırma yapmaya itiyor. Eksikliklerinden biri bence çok tekrara düşmesi, zaman zaman sıkıcı olması. Diğeri ise bazı çelişkili hadislerde direk hepsi uydurmadır anlayışının hakim olması. Ortada bir birine zıt iki ifade varsa evet biri uydurma olmalıdır bu kesin ancak hangisinin doğru olduğunu tarihsel araştırmalar sonucunda bilemiyorsak yalandır bunlar demek yerinde bilmiyoruz dememiz gerekir. Bir kaç ayetin açıklamasını da zorlama buldum. Genel olarak kitabın çoğu insanı kızdırabileceği ortada. Ama bir çok insanın da bakış açısını değiştirebilir. Bence katılsanız da katılmasanız da okumalısınız.