Köyde olsun, şehirde olsun, gittiğim düğünlerde, gördüğüm pazarlarda, hanlarda, yollarda olsun, görüştüğüm, karşılaştığım arkadaşların kollarına bakıyorum, yeseler güçlenirlerdi. Gözlerine bakıyorum, biraz anlasalar, dünyayı ışığa boğan şimşekler çakardı. Bizim bilmediklerimizi kim saklıyor, bizim yemediklerimizi kim yiyor, bilseler; bu dünyayı elleriyle şöyle bir tutarlar, tersine dönüşü, yönüne çevirirlerdi. Aaah!“