Fransız yazar Honore de Balzac ismini yıllardır bilmeme rağmen herhangi bir eserini okumamıştım. Önce yazarın hayatına dair minik bir merak baş gösterdi. Merakın peşinden giderek yazarın yaşamı ile ilgili yüzeysel bilgiler edindim. Edindiğim bu bilgiler bana, en azından bir eserini okumalıyım dedirtti. Ben de çocukluğumdan bu yana ismini duyduğum fakat içeriğine, konusuna dair en ufak bir bilgim olmayan Vadideki Zambak eserini seçtim. MEB 100 temel eserinden biriymiş. Kitabı okumaya başlamadan önce de içeriğiyle ilgili herhangi bir araştırma yapmadan alıp direkt okudum. Okumaya başlar başlamaz eserin roman değil de otobiyografi olduğu hissine kapıldım. Bu sebeple daha da ilgiyle çevirdim sayfaları.
Baş kahraman Felix’in kendi ağzından, çocukluğundan itibaren aile yaşantısıyla başlayan hayat hikayesini dinlemeye/okumaya devam ettim. Yazarımız çocukluk öyküsüyle, Felix’i yaşantısında başına gelenlerle ilgili haklı çıkaracak ve onu savunacak argümanları belgeler gibiydi. Aynı zamanda anlaşılma çabasıyla yer yer yakınıyordu. Amacına ulaşmıştı, Felix’i anlamaya çalışarak okuyordum.
İçeriğini kısaca özetleyecek olursam Felix; ebeveyn ve kardeş sıcaklığından uzak, görünmez duyulmaz bir çocukmuşçasına dışlandığı bir aile yaşantısına sahip. Öğrencilik yıllarında yurtlarda kalıp ailesiyle de çok sınırlı görüşmekte. Paris’te hukuk okumaya gidip ardından siyasi hareketlenme sebebiyle tekrar ailesinin yanına dönüyor. Dönmesiyle birlikte ailesi bir baloya katılmasını söylüyor ve gittiği baloda bir kadına aşık oluyor. Eve döndüğünde aşkın sarhoşluğunun hâlâ etkisinde olan Felix’in durumunu gören ailesi, iyi olmadığına kanaat getirip toparlaması için Felix’i çiftliğe aile dostlarının yanına gönderiyor. Ve baloda aşık olduğu fakat ismini bile bilmediği kadının da o çiftlikte yaşadığını öğrenmesiyle
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖