Tam da babalar gününde okuyuşum ilginç bir tesadüf oldu.
Eğer bir yazarın ilk defa eserini okuyacaksam yüzeysel ve genel de olsa hakkında bilgi sahibi olup ardından eseri okurum.
İnsan. Yaşayan, yaşarken yaşamını sürdürmeye çabalayan… Yaşamayı kolaylaştıran ve zorlaştıran etkenleri anlamaya gayret eden…
İnsan Neyle Yaşar? Kitab-ı Mukaddes'in ikinci bölümünü oluşturan Yeni Ahit’ten alıntılarla başlıyor.
Kitâb-ı Mukaddes, Eski Ahit ve Yeni Ahit şeklinde iki bölümden oluşan, Hristiyan inanışının temelini oluşturan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan kitaptır.
İnsan Neyle Yaşar? İçerisindeki 6 farklı hikaye ile hem öğütler veriyor hem de Yeni Ahit’ten alıntılarla Tanrı inancı ve ahlak üzerinde duruyor. Hikayeleri etkileyici, sürükleyici ve didaktik buldum.
Hikayeler; haksız şiddet ile baş etmek, şiddet sarmalı, yardımseverlik, içimizdeki kuvvet açlığı, içimizdeki açlık ve savaştığına dönüşmemek konuları ile oldukça ilişkiliydi. Ve sevgi…
İnsanın Anlam Arayışı eserinde de oldukça üzerinde durulan olgu.
“İnsanlar sadece kendi hayatları için kaygılandıkları, kendilerini kolladıkları için yaşar sanırdım, oysa onları yaşatan tek şey sevgiymiş.” (s.27)
İnsan neyle yaşamaz ? Sevgisizlik, yalnızlık, evlat acısı, yürek sancısı, görünür ve duyulur olmamak, açlık, yoksulluk, güçsüzlük, tembellik vs… Hangileri insanı ölü kılar? Bunlar yaşamı sürdürme gayretindeyken önümüze çıkan engeller mi yoksa yürürken ayağımızın değdiği çakıllar mı ? Ya da yolun ta kendisi mi ? :)
Eserin yüzleştiren ve hatırlatıcı yanlarını çok sevdim. Yer yer tüylerim diken diken oldu, gözlerim buğulandı. Okumak için geç kaldığımı düşünürken yaşamda herkesin takviminin bireyselliği geldi aklıma.. (yine de geç kalmış olabilirim:)). )
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024233,8bin okunma
Ölüm… Hakkında çok az bilgi sahibi olduğumuz ve çoğu zaman üzerine düşünmekten kaçındığımız bir hakikat.
Yaşam… Usulüne uygun, “olması gerektiği gibi” - “comme il faut” sürdürülmeye çalışılan ve hiç sona ermeyecekmiş gibi düşünülen süreç.
İvan İlyiç, yaşamını kurallara uygun sürdürdüğünü ve acı çekerek ölmeyi hak etmediğini düşenerek acıyla kıvrandığı son zamanlarında yaşantısını sorguluyor ve sorgulamanın yarattığı duygularıyla yüzleşiyor. Bu yüzleşme; ağrılar, acılar, korkular, gözyaşları, yalnızlık, inkar ve öfke ile sürüyor. Ölümün karanlığı ve bilinmezliği üzerine düşündükçe dehşeti ve içsel konuşmaları artıyor. Bol bol niçin sorularının yer aldığı bu konuşmalar, en nihayetinde cevapsız sorular yığınına dönüşüyor. Yanıt vermeye kalkıştığı her sorusu bedeninde fiziksel acılara dönüşüyor ve çaresizliği ile kıvranıyor.
Lev Tolstoy İvan İliç’in kan ter içinde savrulan halini tasvir edişinde
Fyodor Dostoyevski tasvirlerine benzer tatlar aldım.
Benzetmelerden bol bol yararlanarak insanın iç dünyasına ayna tutabilme ustalığı beni hayran bıraktı.
Lev Tolstoy Hayat ile ilgili çıkarımlar yapmaya gayret ederek düşündürüyor. İnsanlararası ilişkiler, iş dünyasında rekabet ve yükselme, evinin perdesine kadar özenerek bir yuva kurma çabası, aile içi ilişkiler gibi kısacası insana ve hayata dair sade, etkileyici ve sorgulayıcı bir anlatım.
Honore de Balzac ismini yıllardır bilmeme rağmen herhangi bir eserini okumamıştım. Önce yazarın hayatına dair minik bir merak baş gösterdi. Merakın peşinden giderek yazarın yaşamı ile ilgili
Okuduğum ilk şiir kitabı üzerine naçizane yapmış olduğum incelemeye hoş geldiniz :)
Şiir okumayı ve dinlemeyi çok sevmeme rağmen henüz okuduğum ilk şiir kitabı fakat son olmayacağını da biliyorum.
Garip akımının kurucusu olan
Orhan Veli Kanık , 36 yıllık yaşantısıyla Türk edebiyatında çığır açmış bir şair olarak anılmaktadır.
Meşhur “İstanbul’u Dinliyorum” şiirinin şairi Orhan Veli Kanık'ın 1936 yılında başladığı şiir hayatı 3 dönemden oluşur: Garip öncesi (1936-1941), Garip dönemi (1941) ve Garip sonrası.
1936-37 yılları arasında, Baudelaire, Verlaine, Rimbaud gibi Fransız sembolist şairlerinden etkilenmiştir. 1945’ten sonra halkçı sanat anlayışına yaklaşmıştır.
Basitlikte, yalınlıkta ne denli derinlik olabileceğini de şiirleriyle kanıtlamıştır.
“Önemli olan insanca ve basit olmak. Hayır, gerçek olmaktır önemli olan, hepsi girer bunun içine, insanlık da basitlik de.”
Albert Camus
Bu kitapta 80 şiir ve kısa bir Orhan Veli Biyografisi vardır. Aynı zamanda şiirlerin hangi yıllarda ve nerede yayımlandığı bilgisi de yer almakta.
80 şiirin içerisinde:
* Dergilerde yayımladığı ama kitaplarına almadığı eski biçimli şiirleri,
*Dergilerde yayımladığı ama kitaplarına almadığı yeni biçim şiirleri,
*Sağlığında yayımlanan son şiirleri,
*Ölümünden sonra yayımlanan son şiirleri,
*Sağlığında yayımlamadığı yeni biçim şiirleri yer almaktadır.
Şiir okuyalım..