Ce

Eylem etkilidir. Eyleme geçmeye istekliyseniz, bazen bir korkunuzu kolayca aşabilirsiniz. Korktuğunuz şeyden kaçındığınızda, kaygılarınız zamanla daha da kötüleşebilir.
Sayfa 25
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Üçüncü kuralım, her zaman yazgıdan çok kendime hakim olmaya, dünyanın düzeninden çok arzularımı değğiştirmeye; genel olarak da, bizim dışımızda olan şeylerle ilgili yapabbileceğimizin en iyisini pyaptıktan sonra başarısız olduğumuz her şey bizim için mutlak bir biçimde mikansız olduğu için, düşüncelerimizden bşka, tümüyle gücümüz dahilinde olan hiçbir şey olmadığına inanmaya alışmaya çalışmaktı. Bu, gelecekte ulaşamayacağım bir şeyi istemek konusunda kendimi egellemem ve bu şekilde kendimi hoşnut kılmam için tek başına yeterliymiş gibi geliyordu bana. Çünkü, irademiz, doğal olarak, yalnızca aklımızın bir şekilde ona mümkünmüş gibi sunduğu şeyleri arzulamaya eğilimli olduğundan, bizim dışımızdaki tüm nimetleri gücümüzün menzili dışındaymış gibi düşünürsek doğuştan hakkımızmış gibi görünen şeylerden, kendi hatamız olmaksızın yoksun kalmaktan, Çin veya Meksika krallıklarına sahip olmadığımız için duyacağımızdan daha fazla üzüntü duymayacağımımz: ve her zaman söylendiği gibi, zorunluluğu erdem haline getirerek, nasıl ki, şiymdi, elmaslar kadar az bozulur bir maddeden yapılmış bedenler ve kuşlar gibi uçmak için kanatlar arzulamıyorsak, hastayken sağlıklı olmayı veya mahpusken özgür olmayı da bundan daha fazla arzulamayacağımız kesindir. Ama, tüm bu şeylere bu şekilde bakmaya alışmak için uzun bir alıştırmaya ve sürekli tekrarlanan bir meditasyona gereksinim olduğunu itiraf ediyor; eskiden yazgının egemenliğinden kurtulmayı ve acılara ve yoksulluğu rağmen tanrılarıyla mutluluk konusunda rekabet etmeyi başarmış o filozofların sırrının buna dayandığına inanıyorum. Çünkü, sürekli, Doğa'nın onlara dayattığı sınırları düşünmekle meşgul olduklarından, düşüncelerinden başka hiçbir şeyin onların güçleri dahilinde olmadığına o kadar çok inanıyorlardı ki bu, başka şeyler için istek
Flört ettiğinizde, “Beni seviyor mu?” sorusundan “Bu kişi duygusal yatırımıma değer mi? Bana ihtiyacım olanı verebilecek mi?” sorularına geçiş yapacaksınız. Bir ilişkide ilerlemek sizin yapacağınız seçimlerle olacak. Kendinize şu soruları sormaya başlayacaksınız: “Bu insan yakınlık kurmayı becerebilir mi? Karışık mesajlar mı gönderiyor, yoksa içtenlikle yakın olmakla mı ilgileniyor?”

Ce

, bir kitap okudu
Puan vermedi·56 syf.·
2025 14. kitabı
Arthur Schopenhauer
7.4/10 · 17,8bin okunma
Hayatın bizi ilgilendiren meseleleri dağınık, bölük pörçük, birbiriyle ilintisiz, en keskin zıtlık içinde, bizim meselemiz olmaktan başka bir ortaklık taşımadan ortaya çıktıklarındanve karmakarışık olduklarından, onlar üzerine düşünüşümüzün ve endişe edişimizin de aynı şekilde bölük pörçük olması gerekir ki bunlarla uyum içinde olsun, Demek oluyor ki soyutlayabilmeliyiz, her meseleyi ona ait olan zamanda düşünmeli, yerine getirmeli, tadını çıkarmalı, ona katlanmalı, diğer her şeyle ilgili olarak endişelenmeyi bir kenara bırakmalıyız - adeta düşüncelerimizin çekmeceleri olmalıdır ki birini açtığımızda diğerlerini kapayalım. O zaamn yoğun bir endişe mevcut andan alacağımız her küçük zevki mahvedip bütün huzurumuzu kaçırmaz ve birdüşünce diğerini bastırmaz - Büyük bir mesele için duyulan endişe, her an yüzlerce küçük mesele için duyulan endişeyi değiştirmeyecektir vs. - Başka pek çok meselede olduğu gibi burada da özkısıtlama uygulamak gerekir; her insanının dışarıdan pek çok büyük kısıtlamaya maruz kaldığı, bu nedenle kısıtlamalardan yoksun bir hayatın mümkün olmadığı, oysa doğru yerde uygulanan küçük bir özkısıtlamanın sonradan dışarıdan gelebilecek pek çok kısııtlamayı önleyebileceği yönündeki kanaatimizi bu noktada güçlendirmek durumundayız