İnsan demek ki hislerinin samimiyetini tefrik edemiyor, etmek istemiyor. Bir teessür ifadesinin bile karşısındakini nasıl rencide edebileceğini idrak edemiyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eskiden ölülerini gömmeyip,bir kulesi tepesine,açığa bırakan kavimler yaşardı bu topraklarda. Topluluğun rahipleri kuleleri gizlenir yırtıcı kuşların ölüleri nerden yemeğe başladığını izlerdi.
Akbabaların ölüleri yediği kulenin adı:Sessizlik Kulesi.
Türkiye'yi koca bir "Sessizlik Kulesi" yaptık en sonunda.... Ölülerimizi zalimler yesin diye inşa ettiğimiz bir kule artık ülkemiz.
Saklanıp bir şeylerin arkasına dilsiz rahipler gibi bakıyoruz Ölülerimize.
Girişteki hikayeyi bitireyim yine de.Hazreti İbrâhim, oğlunun "kuzu nerede" sorusuna bir an sustuktan sonra şöyle cevap verir:
"Kuzuyu Tanrı verecek oğlum"
Benim sorum daha kolay:
"Bizim kalplerimize insanlığı kim verecek"
Mamafih neşe insanın içinde bulunduktan sonra, hayat onu ne kadar meydana çıkmaktan men etse, ne kadar boğmaya çalışsa yine ilk fırsatta kendini gösterir.