GDO'lu pirinç için kollar sıvandı.
Yıl, 1984. Rockefeller, tarım biyoteknoloji alanına, "Uluslararası Pirinç Biyoteknolojisi Programı" (IPRB) ile girdi. "Zaten" diyorlardı, "1940'lardaki moleküler çalışmalarımızIa bu işe ilk adım atan biziz!"
Pirinci seçmelerinin sebebini şöyle açıkladılar:
"1984 yılında vakıf mütevelli heyeti, pirincin kapsamlı bir programını 10 ile 15 yıl sürdürecek şekilde onayladı. Pirinç, dünyanın büyük kesimi için besleyici özelliği sebebiyle seçildi. Fakat, bitki moleküler biyolojisi dünyasında pirinç iyi anlaşılmadı. O zaman DNA işaretleri veya haritalar belirlenmemişti ya da oluşturulmamıştı ve pirincin yeni genlerle dönüştürülebileceğine dair deneysel bir kanıt bulunmamaktaydı..."
Rockefeller'a göre, pirinç gen araştırması için "model tahıl" idi. Bu sebeple... CornelI Üniversitesi, Stanford Üniversitesi, Purdue Üniversitesi, Belçika'daki Ghent Devlet Üniversitesi ve Hollanda'daki Leiden Devlet Üniversitesi dahil olmak üzere ku-rumlara büyük bağış yaptı. Yaklaşık 30 ülkeden 700'ün üzerinde bilim insanı programa katıldı. 500 milyar dolar harcandı.
Zürih'teki İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nden Dr. Ingo Potrykus ve Almanya Freiburg Üniversitesi'nden Prof. Peter Beyer, "Biyolojik Bilimler Merkezi"nde pirinç üzerinde çalışıyorlardı. Tarım devi İsviçreli Syngenta şirketinin biyoteknoloji sorumlusu Dr. Adrian Dubock da ekibe dahil edildi. Yıl, 1987 idi.
Bir yıl sonra pirincin genetik DNA haritası elde edildi.
1990'da ilk deneysel genetik dönüşüm gerçekleştirildi.
İlk GDO'lu pirinci 1999'da ürettiler.
İnsanoğlunun 7 bin yıldır ektiği; ve Asya'da tam 140 bin çeşidi bulunan pirincin tür sayısı 6'ya düşürülüverdi! İçinde bol "A vitamini" bulunan pirinci üretmek için şu yapıldı:
Nergis bitkisinden (kimine göre mısırdan) iki adet gen ile,