Onur Um

Onur Um
@OnrUm
Gazeteci
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik/Bilişim İhtisas
İzmir
İzmir
13 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Tavuklardaki oyun
"Hibrit devriminden" önce ortalama bir et tavuğu verilen yemin dörtte birini et dokusuna dönüştürüyordu. Modern tavuk ise yarısını! Keza... Yumurta tavuklarının yıllık verimi 200 yumurta iken, 300 yumurta oldu! İktisadi açıdan "yararlı!" Tavuk pazarında kâr marjı az. Ne yapmak gerekiyor; sürümden kazanmak şart! Bu nedenle dünyada son yıllarda tavuk tüketimi hızla artırıldı. Hiç sorun yok mu? Olmaz olur mu; tavuklara neler yapıyorlar neler: Örneğin... Yumurta tavukları çok etlenmesi için değil, çok yumurta vermesi için yetiştiriliyor. Bundan dolayı bu tavuklardan doğan erkek civcivleri et tavuğu olarak kullanmak kârlı olmuyor. Sadece İsviçre'de her sene iki milyon taze yumurtadan çıkmış erkek civcivin gaz odalarında öldürüldüğü ortaya çıkh! Avrupa Birliği'nde ise, her sene ortalama 280 milyon yeni doğmuş civciv aynı nedenle yok ediliyor. AB gaz odasında değil, öğütme makinelerine atarak parçalıyor! Çünkü, etleri dişi civcivlere yem olarak veriliyor! Diyeceksiniz ki: "Milyonlarca civciv arasında erkek ve dişileri nasıl ayırıyorlar?" Tavuk endüstrisi bir yöntem buldu: Tavuk öyle bir şekilde dizayn edildi ki, erkek ve dişi civcivlerin tüyleri farklı renk oldu. Hayvanların cinsiyet organları incelenmeden, sadece tüy renginden cinsiyeti belirleniyor. Bu şekilde saatte 4 bin civciv ayıklanabiliyor. Zamam daha iyi kullanmak için şu an mekanik ayıklama yöntemleri üzerine araştırmalar yapıyorlar. Naziler' den ne farkları var! Bu arada... Dişi tavukları ayrıcalıklı sanmayınız. Ömürleri çok kısa. Dişi bir civcivin yumurtlayabilecek hale gelmesi için 18 hafta gerekiyor. Bu noktadan sonra sadece altı ay yaşıyor. Çünkü yarım sene sonra genelde tavukların aynen doğal tavuklar gibi tüyleri dökülüp, yenileniyor. Bu süreçte yumurtlayamıyorlar. Aslında, yumurtlamalarına ara verip,
Hibrit, tavuk, civciv, yumurta·Kitabı okudu
Bilim
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fast-food niye bu kadar ucuz sanıyorsunız?
Tehlikenin farkında mısınız? Ki kimyasal şekerin bu tehlikeleri sır değil, 1982'den beri biliniyor. Peki. .. Niye önlem alınmıyor? Mesele sadece para mı? Kuşkusuz meselenin iktisadi yönü var. Nişasta bazlı şekerin "icadı", şekeri inanılmaz düzeyde ucuzlaştırdı ve bollaştırdı. Tatlandırıcıların maliyetinde her bir senflik düşüş -örneğin- Coca-Cola'ya milyon dolarlık kazanç elde ettiriyor. Fast-food niye bu kadar ucuz sanıyorsunız? Ve ... 3 kilo yapay tatlandırıcı 750 kilo şekere denk geliyor. Şeker türlerine tatlılık açısından baktığımızda, sakaroz 800 birim tatlılığa sahip ise, glikoz 74 birim ama fruktoz 173 birim tatlılığa sahip. Bu nedenle fruktoz daha çok kullanılıyor. Bu da ucuzluğa sebep oluyor.17 Ben bu ucuzluğun da gizli bir amacı olduğunu düşünüyorum... Çok ayrıntılara girerek kafanızı karıştırmak istemiyorum. Tek örnek vereceğim: Mısır şurubu elde etmek için cıva kullanılıyor! Üretiminde kullanılan kostik soda (NaOH) genellikle cıva hücreleri kullanan "klor-alkali" işletmelerde üretilmektedir. Cıva kuvvetli bir nörolojik toksindir / zehirdir. ABD' de yapılan bir araştırmada, incelenen 20 mısır şurubunun dokuzunda 0.065 ile 0.570 ııg / mikrogram oranında cıva saptandı. Günlük yaklaşık olarak bir insanın 50 g mısır şurubu tükettiği düşünülürse, insan vücuduna bu yolla önemli miktarda cıva girdiğini göstermektedir. Bu özellikle çocuklarda daha tehlikeli sonuçlar doğurmaktadır. Bunların kasıtlı olduğunu düşünüyorum...
glikoz, fruktoz, mısır şurubu·Kitabı okudu
İnsan
GDO'lu ürünler hayatımıza nasıl girdi?
GDO'lu pirinç için kollar sıvandı. Yıl, 1984. Rockefeller, tarım biyoteknoloji alanına, "Uluslararası Pirinç Biyoteknolojisi Programı" (IPRB) ile girdi. "Zaten" diyorlardı, "1940'lardaki moleküler çalışmalarımızIa bu işe ilk adım atan biziz!" Pirinci seçmelerinin sebebini şöyle açıkladılar: "1984 yılında vakıf mütevelli heyeti, pirincin kapsamlı bir programını 10 ile 15 yıl sürdürecek şekilde onayladı. Pirinç, dünyanın büyük kesimi için besleyici özelliği sebebiyle seçildi. Fakat, bitki moleküler biyolojisi dünyasında pirinç iyi anlaşılmadı. O zaman DNA işaretleri veya haritalar belirlenmemişti ya da oluşturulmamıştı ve pirincin yeni genlerle dönüştürülebileceğine dair deneysel bir kanıt bulunmamaktaydı..." Rockefeller'a göre, pirinç gen araştırması için "model tahıl" idi. Bu sebeple... CornelI Üniversitesi, Stanford Üniversitesi, Purdue Üniversitesi, Belçika'daki Ghent Devlet Üniversitesi ve Hollanda'daki Leiden Devlet Üniversitesi dahil olmak üzere ku-rumlara büyük bağış yaptı. Yaklaşık 30 ülkeden 700'ün üzerinde bilim insanı programa katıldı. 500 milyar dolar harcandı. Zürih'teki İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nden Dr. Ingo Potrykus ve Almanya Freiburg Üniversitesi'nden Prof. Peter Beyer, "Biyolojik Bilimler Merkezi"nde pirinç üzerinde çalışıyorlardı. Tarım devi İsviçreli Syngenta şirketinin biyoteknoloji sorumlusu Dr. Adrian Dubock da ekibe dahil edildi. Yıl, 1987 idi. Bir yıl sonra pirincin genetik DNA haritası elde edildi. 1990'da ilk deneysel genetik dönüşüm gerçekleştirildi. İlk GDO'lu pirinci 1999'da ürettiler. İnsanoğlunun 7 bin yıldır ektiği; ve Asya'da tam 140 bin çeşidi bulunan pirincin tür sayısı 6'ya düşürülüverdi! İçinde bol "A vitamini" bulunan pirinci üretmek için şu yapıldı: Nergis bitkisinden (kimine göre mısırdan) iki adet gen ile,
Bilim
Organik tarım başlangıcı
İngiliz botanikçi Sir Albert Howard (1873-1947), İngiliz sömürge yönetiminin görevlisi olarak Hindistan'a gitti. Görevi, Hintlilere modern Batı tarım tekniklerini öğretmekti. Sir Howard, kısa sürede Hintlilerin kendi iklim ve toprak koşullarında en doğru seçimi yaptıklarım fark edip Batı tekniğini öğretmekten vazgeçti! Ülkesine dönüp İngiliz çiftçilere geleneksel tarım tekniklerini öğretti. Tarımsal Bir Gözlem adında kitap yazdı. Bugün dünyada "organik tarımın kurucusu" diye bilinir... Bir kişiyi daha yazayım: Sir Robert McCarrison (1878-1960) Hindistan'daki İngiliz Ordusu bünyesindeki Indian Medical Service'in önde gelen beslenme uzmam hekimlerindendi. 1928'de Hindistan'daki Beslenme Araştırması Direktörü oldu. McCarrison Hindistan'da 30 yıl çalıştı. Batılılar arasında yaygın olan dispepsi (hazımsızlık-şişlik), apandisit, ülser, kanser gibi mideyle ilintili rahatsızlıkların Hint yoksullarında hiç görülmediğini fark etti. Bunun sebebi olarak işlenmemiş gıda yememelerini ileri sürdü. Hintlilerin sağlık durumunun kötü olmasımn sebebinin, yiyecek kıtlığından değil yanlış gıda seçiminden kaynakladığını belirtti. Güney Hindistan'da yaşayan fakir insanların sadece beyaz pirince dayalı beslenmesi sağlıksız olmalarına neden oluyordu.
Bilim
Neoliberalizm karşıtı şaibeli ölümler
Neoliberalizm; iktidarın ekonomik-politik kararları salt sermayenin/emperyalizmin çıkarı doğrultusunda almasıdır. Ağır kararların alınması toplumsal tepkilere neden olacağı için genellikle -Türkiye'de 12 Eylül darbesi gibi- faşist koşullarda uygulamaya kondu. ABD'de bugüne kadar çok az kişi Merkez Bankası ve arkasındaki güçlere karşı mücadele bayrağı açtı. Bunlardan biri ABD Başkanı John F. Kennedy idi. Merkez Bankası'nı devletleştirmek istedi; 4 Haziran 1963'te başkanlık kararnamesi yayınladı. 5 ay sonra öldürüldü! ABD kongre üyesi Larry P. MeDonald, "Rockefeller ile birlikte Federal Reserve Bank'ı oluşturan diğer çok uluslu özel bankerlerin amacı; Sovyetleri, Amerika'yı ve yeryüzündeki bütün ulus devletleri ortadan kaldırıp, bunları yerine bir tek dünya devleti yaratmakta. İnanılmaz kötü amaçları olan bir entrikadır bu" deyip kongrede soruşturma açılmasını talep etmesinden sonra şaibeli bir uçak kazasında hayatını kaybetti!
Siyaset