Yağmuru 'kötü hava' diye adlandırmayı, yeni biten otlara 'yaban otu' demeyi, bazı kokulara 'kötü koku' demeyi öğrenmeliler. Bu onların algılarını koşullayacak. Bir süre sonra dünyaları artık o kadar güzel olmayacak.
Size, ruhun üç değişikliğini anlatacağım. Ruhun deve, devenin arslan ve sonunda arslanın çocuk oluşunu. Saygılı, dayanıklı ve kuvvetli ruhun ağır yükleri vardır. Onun kuvveti, daima ağırı ve en ağırı ister. Ağır nedir? Dayanıklı ruh böyle sorar. Deve gibi diz çöker ve iyi yüklenmek ister. "Yiğitler, en ağır şey nedir ki omuzuma alayım ve kuvvetime sevineyim?" Her türlü cefayı çekebilen ruh böyle sorar. Kibrini zedelemek için alçalmak mı? Hikmetiyle alay için deliliğini belli etmek midir? Yoksa zaferini kutlayan bir davadan ayrılmak, ayartıcıyı ayartmak için yüksek dağlara çıkmak mıdır? Akıl erdirmenin cayır ve otu ile geçinmek ve gerçeğin aşkıyla ruhta açlık çekmek midir?