Orhan D. Tanşeknay

Orhan D. Tanşeknay
Kendimi bir kaç cümleyle anlatmak kadar sevmediğim çok az şey vardır.
İnsan Terbiyecisi
Eh işte
Mersin
Kahramanmaraş, 11 Aralık 1985
53 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Üçüncü gün otomobil gidince dilenciye baktı. Sigara içiyordu; ama acayip bir içişti bu. Avucunda saklı sigarayı ağzına götürüp çekiyor, bakınıyor, dumanı yere yere üflüyordu. "Vay kerata, saklıyor! Yoksa sigara içen dilenciye para vermezler mi?..." Öğleyin odayı havalandırmıştı Ama gene de sigara dumanıyla doluydu. Ağzının içi acıydı. Hiç yeri değilken kalorifer yakıcının aylığını arttırmayı düşündü. Tedirgindi. Dilenciye kızıyordu. Adam sigarasını atmış olacaktı. Geçenler avcuna para bırakıyordu. Birden anladı. Dilencinin niye beş gün gelip iki gün gelmediğini, niye hep bu vakit burada olduğunu artık biliyordu. Güldü. Yaman adamdı bu dilenci. İnsanların işten dönerken ucuza huzur satın aldıklarını biliyordu. Cumartesileri, pazarları gelmiyordu. Bugün neydi? Gün adlarıyla ilgisi yoktu. Onu üç gündür gördüğüne göre çarşamba olması gerekirdi. "Bir de sabahları gidip bir kız okulunun önünde dileniyorsa alnından öpecem onu. Yufka yüreklidirler. Ucuza numara alırlar." Kişioğlu böyleydi. Kimi dilenmek, kimi sadaka vermek zorundaydı. Demin otomobille giden kadın sıcak bir sevgiye değil, etini satmaya gitmişti. Artık her şeyi kötüye yoruyordu.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Orhan D. Tanşeknay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.·
Beğendi
·
900 günde okudu
·
2023 3. kitabı
Anonim
6/10 · 169 okunma

Orhan D. Tanşeknay

, bir kitabı yarım bıraktı
William Golding
6.1/10 · 613 okunma

Orhan D. Tanşeknay

, bir kitabı yarım bıraktı
Patrick Rothfuss
9.2/10 · 4.601 okunma
- "Kiremitlerden biri çatlak olmasa dam akmaz," dedikten sonra onu öpmem gerek. Dudaklarını öperken ısırıyorum. Oyundan sonra, "Alçak," diyor, "söylicem yönetmene bir daha yaparsan." İnadına ısırıyorum kaltağı. O sahnenin ortasındadır hep. Ben, sırtım seyircilere dönük, kollarım yukarda yaklaşıyorum. Kiremitlerden biri çatlak olmadan dam akmaz, diyorum. Ne boktan laf değil mi? Başına geleceği biliyor. Titriyor dudakları. Ne dudaklar, bilirsin; iri iri, üstelik boyalı. - Ya seyircilere söylerse. Aktör güldü. - Söylemez. Yüksek oyuncu o. Yönetmene bile söylemez. - Hamlet, itsin sen, it.
Sayfa 27·Kitabı okudu