Özcan Altay

Özcan Altay
@Ozcanalt
Bazan etrafımızda o kadar esrarlı bir hadise olur ki ince teferruatına kadar bunu sezeriz fakat hiçbir şey idrak etmeyiz; ruhumuzun içinde ikinci bir ruh her şeyi anlar fakat bize anlatmaz, böyle korkunç işaretlerle bizi muammanın derinliklerine atar ve boğar.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Rüyalarımız,bir delinin uyanık şuurundaki abuk subuk hayallerin tecellisinden başka nedir?Hepimiz günün bir kısmında,yani uyurken deliriyoruz ve belki de aklın çemberinden,sıkıntısından kurtulan ruhumuz böylelikle dinleniyor.Biz rüyalarımızda çıldırıyoruz,deliler uyanıkken rüya görüyorlar
Ben insanım ve insana dair hiçbir şey bana yabancı değil TERENTİUS
Sayfa 177·Kitabı okudu
Ekinlerini sürenler, yağmuru marifet bilip, bekleyişinden bahis açmadı. Çok sonra mezarında açan otlar da kuruyunca, otlarını değil de mezarını suladılar. Ve bir gece mezarından kalkıp kuru otları suladı. O akşam da dinmeyen bir yağmur başladı. Bir daha dönmedi mezarına.
Sayfa 14
cesur biri olarak bilindiğini düşündü, güldü. Mırıldanmaya başladı,"_akşam kılıçlar düşürdüğü ayın ışığından boğaz'da/ müjgân mıdır bir uzak gülümsemek midir sazda"_