"Kafanı hep bir şeye takmış gidiyorsun değil mi evlat? Ağzındaki kemiği evirip çeviren bir köpek yavrusundan farkın yok. Çiğniyorsun, çiğniyorsun ama kemiğin üstünde bir iz bile bırakamıyorsun, kim bilir belki az sonra dişini bile kıracaksın."
"Sen olsan ne yapabilirsin ki? Herifin biri soğuk bir gecede bir fincan kahve istemişse, boktan bir beş senti yok diye umutlarını boşa mı çıkarayım yani?"