Zaman zaman etkisinde kaldığım bir duygu var: korku değil , hırs değil, göğsümü parçalayacakmış gibi gırtlağımı sıkan, içimden gelen bilmediğim bir fırtına! Vay bana!
"Doğru. Yorulmak güç geliyor insana. Onların silahları var. Bizim ise silahımız olamaz. Onların paraları var, bizimkileri satın alabilirler. Bu açlıktan nefesi kokan insanlar için beş dolar büyük paradır. Herhangi bir konuda ağzını açmadan çok dikkatli ol London. Ne de olsa, bizi satanları pek suçlayamazsın." Sesine bir keder yerleşmişti. "Kazanamazsak her şeye yeniden başlamak zorundayız. Oysa millet birbirine kenetlense kazanmak öyle kolay olurdu ki. Mal sahiplerinden istediğimizi alırdık. Ne silah var, ne de para. Ellerimizle, dişlerimizle mücadele etmek zorundayız biz."
"Siz gençlerin adam olmanız için daha kırk fırın ekmek yemeniz gerek. Çalışmanın ne demek olduğunu bilemezsin sen. At sürüsünden farkınız yok sizin, aklınız fikriniz daha çok samanda. Bütün saman sizin olsun istiyorsunuz. Böyle ağlayıp sızlanmalarınızla iyi insanı hasta edersiniz siz."