Başucu kitabı.
15. yüzyılda yazılmasına rağmen güncelliğini hala koruyan başyapıt.
Hümanizm'in en önde gelen temsilcisi, tüm Avrupa'nın ve Hristiyanlığın revizyona gitmesinde en büyük payı olan Erasmus'un eseri.
Dönemin Avrupa'sındaki siyasal,toplumsal ve dinsel çarpıklıklara sanatsal bir başkaldırıdır. Rönesans döneminin yergi türündeki en iyi örneklerinden biridir.
Kitabı Erasmus yegane dostu Thomas More'a adamıştır ve bir hafta gibi kısa bir sürede yazmıştır.
Eserin başkarakteri Delilik yani "Stultitia" ve kendisi bir tanrıçadır. Yan karakterler olarak toplumda ki bütün aymazlıkları kişileştirerek onları Delilik yani Stultitia'ya emanet etmiştir ve hepsini birer tanrı/tanrıça olarak betimlemiştir.
bkz. Kendini Beğenmişlik, Dalkavukluk, Unutkanlık, Tembellik , Haz, Kaçıklık, Şehvet, Taşkınlık ve Uyku.
Kitabın genel akışı, Erasmus adeta yüksek bir yerin üzerine çıkmış da halka seslenirmiş gibi bir hitabet barındırıyor.
Kitap, kendi içerisinde ikilik taşımaktadır. Erasmus önce deliliği över sonrasında ise deliliği yerer. Övdüğü delilik, tanrı katında olan kutsal deliliktir yani "Stultitia" ve bu kutsal deliliğin özünde bilgelik yatmaktadır. Yerdiği ise bildiğimiz tanımıyla "aptallık, budalalık, ahmaklık" anlamına gelen deliliktir.
Toplumun her kesimine karşı içinde büyük bir yergi barındırır. Kadın-Erkek ilişkileri, evlilik yaşantısı gibi toplumsal konulara değinmiştir.
Dönemin krallarından tutun, kralların yardakçısı olan soytarılara, yine dönemin filozof ve retorikçilerine, hukukçulara ve avukatlara, tüccarlara, edebiyatçılara, öğretmenlere, din adamlarına ( daha doğrusu din tüccarlarına) karşı lafını esirgememiş adeta yerden yere vurmuştur. Aynı zamanda insanın bebeklik ve yaşlılık dönemleri arasında ki benzerlikleri delilik vasıtası ile