Çoğu kişi "Rubailer" ile tanır Ömer Hayyam'ı ama kendisi bundan çok daha fazlasıdır; Matematik,fizik ve astronomi alanında birçok icadı olan bir bilim insanıdır Hayyam. Hayatı ve olayları sürekli sorgulaması da bundan mütevellittir belki, bilim insanı sorgular, sürekli bir neden-sonuç ilişkisi arar.Dörtlüklerinde de bunu görüyoruz; hayatı sorguluyor, varoluşu sorguluyor, kendini sorguluyor. Biraz Nihilist bir yanı da var, bunu da görüyoruz dörtlüklerinde. Bu kadar sorgulayan bir insan da cezasız kalmıyor elbette, yaşayalı 800 seneden fazla geçmiş olmasına rağmen "Kafir" olarak görülüyor kimileri tarafından.
Sabahattin Eyüpoğlu'nun önsözleri de çok çok iyiydi, meramını gayet güzel anlatmış ve gerçekten mükemmel bir kitap çevirisi olmuş; Keşke Farsça bilseydim de orijinal dilinden okuyabilseydim bu muazzam eseri.
İsmiyle müsemma bir kitap huzursuzluk, okurken gerçekten de huzursuz ediyor insanı. İşid denilen örgütün nasıl sapıklardan oluştuğunu, Ortadoğu’da mezhep ve din farklılığına rağmen birini sevmenin nasıl affedilmez bir suç olduğunu, savaşın tüm pisliğini gene kadınlar ve çocukların çektiğini kafamıza vura vura anlatıyor Livaneli. Çok başarılı, çok sarsıcı bir roman.