"Ben kavgadan bıktım artık. Bütün çocukluğum kavga, dırıltı içinde geçti. Bilmezsin neler çektim! Bağıran insan sesi beni öyle korkutuyor ki... Hele hiddetin değiştirdiği insan yüzü! Öyle kendinden çıkıyor, öyle katılaşıyor ki insan... Dünyada bundan kötü, iğrenç bir şey olamaz."
19.yüzyılda,bedenin çıplaklığını düzenleyen dini,ahlaki ve kültürel kodların bir sonucu olarak,cinselliğin arasının ışıkla hiç iyi olmadığından söz etmektedir.Bedeni,tümüyle ifşa edecek bir ışık altında yaşanan cinsellik,edepsizlik,iffetsizlik,kirlilik,anormal cinselliğin ve günahın göstergesi olarak kodlanmıştır.Bu durum,cinselliğin günün daha karanlık saatleriyle sınırlandırılması anlamını taşımaktadır ve toplumsal zamanın beden deneyimleri üzerindeki etkisini açığa çıkarmaktadır.(sayfa,62)
Eğitim kurumları,hastaneler,iş yerleri,fabrikalar gibi mekanların,içindekilerin her an gözetlendikleri düşüncesiyle kendilerine dönük bir öz disiplin cerçevesinde eyleme geçmelerini üreten panoptik iktidar düşüncesi, zamana hükmetmek suretiyle iktidarın kendini farklı toplumsal mekanlarda nasıl inşa ettiğine dayanmaktadır.(sayfa,58)