Tüm çocuklar gibi güçsüz olduğundan, annesinin isteklerinin kendi istekleri
olarak kabul etmiş ve bu yüzden kendi yaşamında onun ihtiraslarını gerçekleştirmiştir.
Başvekil İsmet Paşa’nın halifenin istifası tartışması sırasında verdiği bir mülâkatta, “Türkiye idare-i devletine taallûk etmeyen bir mes’ele”ye indirgediği sorun hakkında dile getirdiği, “Türkiye hükûmet-i cumhuriyesi . . . Türkiye idare-i devletine haricden hiçbir müdahaleye müsa‘ade eylemez” ihtarı, bir anlamda, kurumun kaldırılması girişiminin yol haritasını çizmiştir. Paşa, altı gün sonra Halk Fırkası grubunda konuşurken de halife, zihninden “memleketin mukadderatına karışmak arzusunu geçirirse o kafayı behemehâl koparacağız” beyanında bulunur.