Uzun zamandır Türk bir yazar okumadığımı fark edince Leyla Erbil'e sığındım. Bu kadar az kelimeyle bu kadar çok şey anlatılan cümleler ve yadırganamaz derecedeki akıcılığıyla kitap beni hemen
Beklentimi karşıladığını söyleyemem ama konusu itibariyle okunması gerektiğine inanıyorum. (5,5/10)
Kitabı kitapçıda görür görmez aşık oldum sanırım. Burnunun yamukluğunu fark etmesiyle başlayıp tüm
Çağdaş Sanat'ın nedir'i üzerine uzun zamandır okuyabileceğim kapsamlı bir kitap arıyordum. İnceliği sizi kandırmasın; bir çok farklı düşünürün "çağdaş" üzerine yazımlarını
8 karakter ve bu sekiz karakterin sürükleyici ancak müthiş bir sakinlikle yazılmış hikayesi…
Sadece rahatlamak, sizi yormayacak ama bir şeyler katabilecek bir kitap mı arıyorsunuz? Bu romana eliniz
İlişkisel estetik'de bir küratör ve sanat eleştirmeni olan Nicholas Bourriaud'u okuyoruz. Kendisi, çağdaş sanata dair gözlemleri sonucunda sanat dünyasına "ilişkisel estetik"