Dizisini kaç kez bitirdiğimi hatırlamadığım bu yapıtı, kitabını okumak için çok geç kaldığımı bilerek kitaba başladım. Kitabını okurken farkettim ki senaristler üstüne baya eklemeler yaparak; kitabın kült kısımlarını alıntılayıp, üstünü uzun uzadıya ilmekler atarak seyirci önüne çıkarılmış. Kitabı okurken o boşlukları diziden tekrar doldurdum :) ama değişmeyen şeyler var ki Ali Rıza Bey’in dönemin getirdiği sosyo-kültürel değişimin önünde duramayıp, ağacın kendisi olduğu, yapraklarının çocukları olarak betimlendiği; yaprakların dökülüşüne şahitlik etmesi. Kitabı okurken Yeşilçam sahnelerindeki sefaleti birebir hissettiren yazar aynı zamanda aile kavramını her insanın içinde kendini bulabileceği kesitlere yer vermiş. Keyifle okuduğum bir eser oldu…