Esin Dindaroğlu

Esin Dindaroğlu
Psikolojik Danışman Ψ
429 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·481 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2024 00:00
·
Kavuşamayan roman karakterleri deyince aklıma hep Maria Puder ve Raif Efendi gelirdi ilk. Ta ki Serenad'ı okuyana kadar. Nadia ve Maximilian'ın farklı ülkelerin iktidar politikalarına, güç
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,7bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
Yüzyıllık Yalnızlık
Yüzyıllık Yalnızlık
"Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz
1000k
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Puan vermedi·238 syf.··
2022 11. kitabı
"Rendekar yanılıyor: Düşünüyorum, ama sadece ben var değilim. Düşündüğüm için asıl sizler varsınız; sizler ve içinde yaşadığınız dünya. " En sevdiğim kitaplar listesine hoş geldin Puslu Kıtalar Atlası! İhsan Oktay Anar, fantastik hayal gücünü felsefik sorgulama yeteneğiyle bir araya getirip şahane bir post modern eser ortaya koymuş. Kendisini ilk defa Puslu Kıtalar Atlası ile tanıdığım yazarın üslubuna, birbirinden ilginç yaşam öyküleri olan karakterler yaratıp, bu karakterlerin yolunu ustalıkla kesiştirmesine, akıcı diline, düşle gerçeğin birbirine geçtiği o evrene ( elbette daha çok bu evreni yaratma yeteneğine) ben hayran kaldım. Diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum. Keyifli okumalar :)
1000k
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,5bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2020 11. kitabı
·
Yusuf Atılgan "Çok karanlık şeyler yazıyorum, herkes çok şaşıracak" diye duyuruyor bu kitabını. Gerçekten tahmin ettiği kadar ses getiren bu roman, söylediği gibi karanlık bir dünyayı tasvir ediyor. Toplumdan soyutlanmış hastalıklı bir zihninin karanlık odalarını, yine bu zihnin, kendine bir dünya olarak var ettiği Anayurt otelinin odalarıyla sunuyor okuyucuya. Konaktan bozma bir otelin, anıları ölüler olan odalarıyla... Benim de kitaplarda okumaktan çok büyük keyif aldığım bilinçakışı tekniğini büyük bir ustalıkla kullanmış yazar. Zebercet'in çağrışımlarında saklı olan bilinçaltı simgelerini çözme arzusu oluşuyor okurda. Zaten bu kitap üzerine birçok makale yazılmış, farklı yaklaşımlarla birçok tahlili yapılmış. İnceleyebildiklerim arasında en çok beğendiğim Lacancı psikanaliz yaklaşımla hazırlanmış şu bildiri oldu : dergipark.org.tr/tr/pub/ijhe/iss.... Fakat yine de yazarın geçmişle yaşanılan an arsına attığı bir çok düğüm çözülmemiş gibi. Zebercet'in bilinçöncesinden ana taşıdığı hiç bir anı sebepsiz değil elbette. Açıkçası benim üzerinde düşündüğüm fakat anlamlandıramadığım sembolleri bu incelemelerde de bulamadım. Araştırmaya ve düşünmeye devam...Zaman ve tecrübe yardım edecektir bizlere :) Son olarak, kitabın cinsel içerikler ve olumsuz davranışlar barındırması sebebiyle her yaşa uygun olmadığını söylemek kesinlikle çok önemli. Keyifli okumalar :)
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202336,9bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
Beğendi
·
2019 16. kitabı
"Nereye gitsem bir şairin benden önce oraya uğramış olduğunu gördüm. " diyor Freud. Dostoyevski de bu ilklerin başında geliyor şüphesiz. Öteki ; Dostoyevski tarafından, psikotik bir vakanın semptom ve sebeplerinin hayret verici bir şekilde öngörüldüğü bir eser. Kendisi de bu eseri için " Edebiyat yaşamımda bu düşünceden daha ciddisini hiç bir zaman tasarlamamıştım " diyor. Eser ilk zamanlarda beklenen ilgiyi görmemiş ve eleştirilmiş. Dostoyevski ise kardeşine yazdığı bir mektupta hayal kırıklığını şu cümlelerle dile getiriyor : "... Ne var ki şeklen başarısız bir öykü oldu bu. Eğer bu düşünceyi şimdi ele almış olsaydım ve tekrar yazıya dökmem gerekseydi tamamen farklı bir şekilde oturtmak isterdim ; gel gör ki 46 yılında bu şekli yakalayamadım ve öykünün üstesinden gelemedim." Dostoyevski'nin tatmin olmadığı bu eser bugün biz okurlarında hayret ve hayranlık uyandıryor. Eserin o vakitler beğenilmemesinin sebebi , kendi dönemi için çok ileride bir eser olması dolayısıyla yeterince anlaşılmamış olması olabilir. Teknik olarak oturmayan noktaları olsa da 170 yıl önce böyle bir fikir denemesi ancak Dostoyevski'den beklenirdi diye düşünüyorum. Yaptığım ayrıntılı incelemeye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar... mobil.newspdr.com/yazarlar/esin-d...
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,3bin okunma