Esin Dindaroğlu

Esin Dindaroğlu
Psikolojik Danışman Ψ
429 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·481 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2024 00:00
·
Kavuşamayan roman karakterleri deyince aklıma hep Maria Puder ve Raif Efendi gelirdi ilk. Ta ki Serenad'ı okuyana kadar. Nadia ve Maximilian'ın farklı ülkelerin iktidar politikalarına, güç savaşlarına kurban edilen aşk hikayeleri o kadar etkileyiciydi ki... Uzun bir süre etkisinden kurtulabileceğimi sanmıyorum. Kitabı okurken üstünden daha yüz yıl bile geçmemiş dünya vahşetlerini, ve bunların ne kadar çabuk unutulduğunu düşünüyorsunuz. Çağdaş dünya tarihinde kronolojik sırayla ve neden sonuç ilişkisiyle anlatılıp geçilen olaylar... Oysa her birinde ne kadar çok insan hiyakesi saklı. Hiç bir zaman gerçekleşemeyecek hayaller, umutlar, acılar, çığlıklar, korkular, gözyaşları... Bize bunları bu kadar çabuk unutturan, sürekli yenilerine şahit olduğumuz dünya skandalları mı acaba? Öyle ya şu anda da ne büyük insanlık suçlarının tanıklarıyız her birimiz. Yaşadığımız dünya için bu hep böyle olmuş. Maximilian'ın dediği gibi "Hiçbir iktidar masum değildir. Bütün iktidarlar öyle ya da böyle birinin katilidir." İktidar savaşları hep var olacağına göre; katiller ve bu katillerin sebep olacağı insan ölümleri de hep var olacak demektir. Sonuna yüz, bin, milyon eklenerek sadece bir sayıyla ifade edilen insan ölümleri... Onları birer sayı olmaktan kurtarıp, hikayelerini gün yüzüne çıkarmaksa yazarlara düşüyor ki, bir yazar için ne büyük bir tarihi görev, ne onurlu bir duruş. Çünkü Livaneli'nin romanda söylediği gibi " Ancak hikayesi anlatılan insanlar var oluyor." Yine de savaşların olmadığı bir dünya temennisiyle bitirmek istiyorum sözlerimi. "Politik gerçeklere karşı, entelektüel iyimserlik." Keyifli okumalar :)
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
Yüzyıllık Yalnızlık "Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. " Gabriel Garcia Maroquez böyle tarif ediyor büyülü gerçekçilik akımının okuyucuyu üzerindeki etkileyici yanını ve kendisini bu akımın en ünlü isimlerinden biri olmasına hazırlayan çocukluk yıllarını. 1982 Nobel Edebiyat Ödülünü almaya hak kazanan Yüzyıllık Yalnızlık, Buendio ailesinin, Macondo isimli kasabada geçen yüz yıllık bir aile öyküsünü, bu akımın ışığında anlatıyor. Macondo hayali bir coğrafya olsa da yazarın çocukluğunun geçtiği Aracataca kasabasını ve dönemin siyasi iklimini yansıtmaktadır. Marquez, Ernesto Che Guevara ve Fidel Castro önderliğinde gerçekleşen Küba Devrimi'nden etkilenmiş ve kitabında da Liberaller ve Muhafazakarlar arasında geçen bir savaş kurgulamıştır. Jose Buendia ve arkadaşları tarafından keşfedilmiş, huzurlu Macondo'yu ve sonrasında kapitalizmin bu el değmemiş toprakları nasıl sömürdüğünü, işçi haklarını ihlal edip, vagonlar dolusu greve giden işçilerin nasıl katledildiğini anlatırken aslında tarihi gerçekliklerden yola çıkıyor. Ayrıca muz şirketinin Macondo' da bu etkiyi yarattığı sıralarda kasabada baş gösteren unutkanlık hastalığı, önemli bir sosyolojik ve psikolojik gerçekliğe atıf yapan başarılı bir metafordu bence. Buendiaların nesiller boyunca benzer kaderleri yaşamaları, soy diziminin önemini ve belki de kollektif bilinç dışının varlığını kanıtlar nitelikte. Kitapta çocuklara devamlı atalarının isimlerinin konulması, bu kader döngüsünün nedenlerinden biri olarak sunuluyor. Öyle ki kitap boyunca Aureliano'ların benzer, Arcadio'ların benzer karakter ve yaşam öykülerinin olduğuna tanık
1000k
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,6bin okunma
Puan vermedi·238 syf.··
2022 11. kitabı
"Rendekar yanılıyor: Düşünüyorum, ama sadece ben var değilim. Düşündüğüm için asıl sizler varsınız; sizler ve içinde yaşadığınız dünya. " En sevdiğim kitaplar listesine hoş geldin Puslu Kıtalar Atlası! İhsan Oktay Anar, fantastik hayal gücünü felsefik sorgulama yeteneğiyle bir araya getirip şahane bir post modern eser ortaya koymuş. Kendisini ilk defa Puslu Kıtalar Atlası ile tanıdığım yazarın üslubuna, birbirinden ilginç yaşam öyküleri olan karakterler yaratıp, bu karakterlerin yolunu ustalıkla kesiştirmesine, akıcı diline, düşle gerçeğin birbirine geçtiği o evrene ( elbette daha çok bu evreni yaratma yeteneğine) ben hayran kaldım. Diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum. Keyifli okumalar :)
1000k
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2020 11. kitabı
·
Yusuf Atılgan "Çok karanlık şeyler yazıyorum, herkes çok şaşıracak" diye duyuruyor bu kitabını. Gerçekten tahmin ettiği kadar ses getiren bu roman, söylediği gibi karanlık bir dünyayı tasvir ediyor. Toplumdan soyutlanmış hastalıklı bir zihninin karanlık odalarını, yine bu zihnin, kendine bir dünya olarak var ettiği Anayurt otelinin odalarıyla sunuyor okuyucuya. Konaktan bozma bir otelin, anıları ölüler olan odalarıyla... Benim de kitaplarda okumaktan çok büyük keyif aldığım bilinçakışı tekniğini büyük bir ustalıkla kullanmış yazar. Zebercet'in çağrışımlarında saklı olan bilinçaltı simgelerini çözme arzusu oluşuyor okurda. Zaten bu kitap üzerine birçok makale yazılmış, farklı yaklaşımlarla birçok tahlili yapılmış. İnceleyebildiklerim arasında en çok beğendiğim Lacancı psikanaliz yaklaşımla hazırlanmış şu bildiri oldu : dergipark.org.tr/tr/pub/ijhe/iss.... Fakat yine de yazarın geçmişle yaşanılan an arsına attığı bir çok düğüm çözülmemiş gibi. Zebercet'in bilinçöncesinden ana taşıdığı hiç bir anı sebepsiz değil elbette. Açıkçası benim üzerinde düşündüğüm fakat anlamlandıramadığım sembolleri bu incelemelerde de bulamadım. Araştırmaya ve düşünmeye devam...Zaman ve tecrübe yardım edecektir bizlere :) Son olarak, kitabın cinsel içerikler ve olumsuz davranışlar barındırması sebebiyle her yaşa uygun olmadığını söylemek kesinlikle çok önemli. Keyifli okumalar :)
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337,1bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
Beğendi
·
2019 16. kitabı
"Nereye gitsem bir şairin benden önce oraya uğramış olduğunu gördüm. " diyor Freud. Dostoyevski de bu ilklerin başında geliyor şüphesiz. Öteki ; Dostoyevski tarafından, psikotik bir vakanın semptom ve sebeplerinin hayret verici bir şekilde öngörüldüğü bir eser. Kendisi de bu eseri için " Edebiyat yaşamımda bu düşünceden daha ciddisini hiç bir zaman tasarlamamıştım " diyor. Eser ilk zamanlarda beklenen ilgiyi görmemiş ve eleştirilmiş. Dostoyevski ise kardeşine yazdığı bir mektupta hayal kırıklığını şu cümlelerle dile getiriyor : "... Ne var ki şeklen başarısız bir öykü oldu bu. Eğer bu düşünceyi şimdi ele almış olsaydım ve tekrar yazıya dökmem gerekseydi tamamen farklı bir şekilde oturtmak isterdim ; gel gör ki 46 yılında bu şekli yakalayamadım ve öykünün üstesinden gelemedim." Dostoyevski'nin tatmin olmadığı bu eser bugün biz okurlarında hayret ve hayranlık uyandıryor. Eserin o vakitler beğenilmemesinin sebebi , kendi dönemi için çok ileride bir eser olması dolayısıyla yeterince anlaşılmamış olması olabilir. Teknik olarak oturmayan noktaları olsa da 170 yıl önce böyle bir fikir denemesi ancak Dostoyevski'den beklenirdi diye düşünüyorum. Yaptığım ayrıntılı incelemeye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar... mobil.newspdr.com/yazarlar/esin-d...
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,5bin okunma