BANA SORUYORSUN: AYDINLANDIĞIN ZAMAN NE oldu? Kahkaha attım, hakiki, gürültülü bir kahkaha, aydınlanmaya çalışmanın bütün saçmalığını görmüştüm. Bütün bunlar aptalcaydı, çünkü biz aydınlanmış doğarız ve zaten var olan bir şey için uğraşmak en saçma şeydir
Çocukluğundan itibaren kendin olmaman öğretilir sana, ama çok zekice, çok kurnazca söylenir. Derler ki, "Krişna gibi, Buda gibi olmalısın." Buda ve Krişna'yı öyle tasvir ederler ki, içinde bir Buda, bir İsa, bir Krişna olmak için büyük bir arzu yükselir. Bu arzu mutsuzluğunun kaynağıdır.
Akan, hareket eden şeylere âşık olduğunda, yaşam hakkında farklı bir vizyonun olur. Çağdaş insan asfalt yollarda, çimento ve beton binalarda yaşar. Bunlar isimlerdir, unutma, fiil değil. Gökdelenler büyümeye devam etmez; yollar, dolunaylı bir gecede de, kapkaranlık bir gecede de, oldukları yerde kalır. Asfalt yol için fark etmez, çimento ve beton binalar için fark etmez.
İnsan bir isimler dünyası yaratmış ve kendi dünyasına kapalı kalmıştır. Ağaçların, ırmakların, dağların ve yıldızların dünyasını unutmuştur. Onlar isim nedir bilmezler, isimleri duymamışlardır; onlar yalnızca fiil bilir. Her şey bir süreçtir. Tanrı bir nesne değil, bir süreçtir.
Usta ile öğretici arasındaki ince farkı biliyorsun. Usta bilmiştir ve bildiklerini aktarır. Öğretici bilen birinden alır ve dokunmadan dünyaya aktarır, ama kendisi bilmemektedir.