Yüzüm gözüm yara bere,dizlerim kan revan içinde.Nereye gitsem kaçtığımı orada hazır ve nazır buluyorum, bir yandan soluklansam diğer yandan boğuluyorum, sağ yandan onarılsam sol yanımdan yıkılıyorum. Toprak ile hemzemin, sanki ölmüşüm de üzerime eğilen yüzleri bir bir seyretmekteyim.
Benlik başka birinin meselesi değil, benim birlikte yaşamam gereken bir şeydir, günün 24 saati, yılın 365 günü, son nefesime kadar. Başka herkes benim(kendisinin değil) Ben'imle ilişkisine mola verebilir,ben veremem.Başka herkes, benim bir sorunum olduğunda "Ben' im sorunum değil", diyebilir. Ben diyemem. Benim içimde ve benimle ilgili olan her şey demektir benlik ve onu iyi de olsa kötü de olsa bana ait bir şey olarak görmem gerekir.
Fransız filozof ve matematikçi Blaise Pascal daha 17. yüzyılda popüler kültürün muazzam bir oyalayıcı haline geldiğini ve insanların benlikleriyle ilişki kurmaktan uzaklaşmasına sebep olduğunu belirtmişti. Derin derin düşünüp de ruhuyla karşılaşmasını önlemek için kralın bile kendi soytarısı var, der Pascal. Pascal, ruh uyuşukluğunun çok zeki insanlar tarafından pazarlandığı ve hepimizin bir akıl uykusuna, manevi bir uyuşukluğa yönlendirildiği çağımızı görse ne düşünürdü diye merak ediyor i. nsan