Her zaman diğerinden daha boş bir cadde vardır.Zaman zaman böyle bir caddeye bakmak için duruyorum.Çünkü böyle bir anda,yitikliğim içinde,o caddeyi tanımıyor gibiyim.Güneş,hafif bir esinti ya da gökyüzünü boyayan renklerin biraz başka oluşu yetiyor ve ben nerede olduğumu bilemiyorum.
Seninle yazın ıssız bir vadiye gitsek,en olmadık şeylere sürekli gülerek, ormanların,beyaz yolların,terk edilmiş kimi evlerin,gizlerini keşfetsek.Tahta köprüde durup akan suya baksak,telgraf direklerinde dünyanın bir ucundan gelip kim bilir nereye giden,sonu gelmeyen öyküleri dinlesek.Çayırlardan çiçekler derlesek ve güneşin sessizliği altında otlara uzanıp gökyüzünün derinliklerine, geçen küçük ak bulutlara, dağların doruklarına hayran hayran baksak.Sen "Ne güzel!" derdin.Başka hiçbir şey demezdin.
Dökül artık, çözül artık ve akıt bütün kanları
Büyüt en büyük şeyi
Bize yalnızlık et, birleştir yalnızları
Yeni bir kan ol, getir en yeni anlamları
Bomboşuz, korkuyoruz da..