Abuzer: "Bir de baktım ki 40 yıl geçmiş. Bana sorarsan bir hafta geçmiş gibi. Çünkü sadece 4 gece yattığımı hatırlıyorum orada."
Fatma Kadın: "Sana 4 gece bize 40 yıl oğul. 40 yul geleceğin yolu bekledim durdum. 40 yıldır dua ediyorum "Allah'ım Abuzer'imi bana bağışla," diye, 40 yıl..."
- Duaların kabul oldu işte aney. Bak geldim işte. En kısa zamanda yanınıza gelmek istiyorum, hem de yeni geline.
- Yeni gelin, ha?
- He ana, yeni gelin. Japon değil ama Malatyalı, adı Gülşen. Mağarada nişanlandık bile.
- Vay benim akıllı oğlum, dört günde kızın gönlünü ettin ha!
Evet anne, ne kadar doğru söylüyorsun. Bazen çok şey bilmek insanı köreltiyor, düşüncekerini daraltıyor. Bildiklerine, ön kabullerine, yargılarına takılıp kalıyor insan. Bildiğinin dışında hiçbir gerçek ve olasılık yok zannediyor. Bazen insanın tüm bildiklerini unutup yeni baştan düşünmesi gerekiyor, değil mi?