Palyatif toplum aynı zamanda bir "beğendim" toplumudur da.. Bir beğeni çılgınlığına kapılmıştır. Her şey beğeni kazanana kadar düzleştirilir. "Like" günümüzün imi, hatta ağrı kesicisidir. Sadece sosyal medyaya değil, kültürün bütün alanlarına hakimdir. Sadece sanat değil, bizzat hayat instagramlanabilir olmak durumundadır; yani acı verebilecek keskin kenarlar, uçlar, çatışmalar, çelişkiler giderilmiş olmalıdır. Acının arındırıcı olduğu unutulur. Acı katartik bir etki gösterir. Beğeni kültürü katharsis imkânından yoksundur. Bu da insanların beğeni kültürünün yüzeyi altında biriken olumluluk cürufunda boğulmasına yol açar.
Horatius, melankolinin neşelilikten nefret ettiğini söylese de ben bunu kabul etmekte zorluk çekiyorum; çünkü ılımlı ve terbiyeli bir neşelilik ciddi insanların bastırdığı sıkıntıyı yaygın olarak dağıttığından ve alışılmadık bir memnuniyet verdiğinden dolayı, onların çok daha fazla memnun olduklarını her zaman gözlemişimdir.
Julio Ramón Ribyero günlüğüne şöyle yazmış: "Fiziksel acı, tutkularımızın ve hırslarımızın en önemli düzenleyicisidir. Varlığı, acının ortadan kalkması arzusu haricindeki bütün diğer arzuları derhal ortadan kaldırır. Bize sıkıcı, adaletsiz, yavan ya da saçma geldiği için reddettiğimiz bu hayat birdenbire paha biçilmez hale gelir. Onu olduğu gibi, bütün kusurlarıyla kabul ederiz, yeter ki kendisini bize en habis biçimiyle göstermesin: Acıyla."
Akıllı insanlar mutluluğun sağlığa benzediğini çok ön-ceden fark etmiştir: Mutluyken fark etmezsiniz; ama yıllar geçtikçe, geçmişte kalan mutluluğunuza ilişkin anılar, ah, anılar!..