Sultan Süleyman insanı bir kum saatine benzetiyordu ve hayata asla doyulamayacağını söylüyordu. İki yuvarlak cam şişeciğin birbirlerine aktardıkları yüz binlerce kum zerresinin ifade ettiği kıymet, bir tek saatten ibaretti. İnsanın ömür yılları o yüz binlerce kum zerresi kadar da olsa, hayat öyle esrarengizdi ki, öyle doyulmaz şeydi ki, gök kubbenin şişesi içinde, insana bir saatlik ömürmüş gibi az gelecekti.
“Mehisti Kadın, sultan bebek fevkalade güzel. Bir cihan güzeli bu sultanın adını DÜRRÜŞEHVAR koyalım,” dedi. “Evet, bu güzelliğe ancak bu ad yakışır Sultan Dürrüşehvar, yani şahların incisi.”
Pecola’nın Shirley Temple’lı fincanı çok sevdiğini ve sırf fincanı elinde tutup Shirley’nin tatlı suratını görmek için her fırsatta o fincanda süt içtiğini biliyorduk.
Eğer varlıklı biriyse ya da en azından hali vakti yerindeyse ondan kendini davaya katılmış hissetmesi için büyük miktarda bağış alın. Çünkü insanların uğruna para ödedikleri işlere daha fazla bağlandıkları tecrübeyle sabittir.