“ İnsana özgü bu sefillikle, toprağın yüzünde gün be gün yaşamamız gerekiyor yine. Vebayla ve başdönmeleriyle, savaşlar ve deniz kazalarıyla, aşklarımızla, yaralarımızla. Hiçbir Tanrısal felaket, hiçbir görkemli tufan gelip boğmayacak korkuları ve ihanetleri.
Tanrı bize hiçbir şey vaadetmemiş olabilir. Ne iyi, ne de kötü. Ola ki Tanrı da bizim kendi kendimize verdiğimiz sözlerin ritminde sürdürüyordur yaşamını. “