Emile Zola'nın başyapıtlarından biridir Germinal...
Kitap hakkında yorum yapmadan önce eleştirel bir yaklaşımda bulunmak istiyorum.Yazar, kitaptaki bir yer,bir olay veya bir kişiyi betimlerken sayfalarca anlatıyor bu okuma şevkini kırıyor.
Kitap kapitalizmin, işçileri nasıl sinsice kemirerek bir diri bir kemik bıraktığını ve işçilerin düşünmesini istemeyen burjuva sınıfının onları nasıl sömürdüğünü anlatıyor.
19.yy.da Fransa'daki bir madenci kasabasına bir yabancının gelmesiyle olaylar başlıyor ve gelişiyor.Bu yabancı Etienne'dir.
Madenciler zar zor kazanç sağlıyor, aç açına yatıyor ve hatta bu işçilerin kemikleri bile gözüküyordur.Etienne bu işçilerin gözünü açmalarını sağlayacak HAK,ADALET VE EMEK isteklerini açığa çıkaracaktır.
İsyan bayrağı açan bu işçiler davalarını kazanabileceklermidir?Yoksa tekrardan Dev Burjuvalar bu işçileri yine üç kuruşa çalıştıracaklarmıdır?
İYİ OKUMALAR DİLERİM
Etienne gözlerinden uyku akarak yanıbaşında bekleyen bir madenciye:’ Derin midir?’, diye sordu. Adam:’Beş yüz elli dört metre’, diye karşılık verdi.
‘Yukarı doğru dört katman var, birincisi üç yüz elli metrede.’ İkisi de gözlerini yukarı doğru tırmanmaya başlayan çelik halata dikerek sustular. Etienne, yeniden sordu:’Ya halat koparsa?’ ...Hımm..o zaman oldu olanlar. Kitap da bu kısım beni çok etkilemişti.. Zola aldı beni o beş yüz elli dört metreye indirdi. Madencilerle birlşkte çalıştırıp aynı aşı aynı hayatı paylaştırdı.. o göçüğü bana resmen yaşattı! Zaman zaman insanoğlu’nun ne kadar ileri gidebileçeğini de bir daha gösterdi. Yer yer çok kızdığımda oldu.. iki makale, üç kitap okmakla milleti galyana getirip istenilen beş santım zamın böyle sağlanması imkânsız!
Madende çalışan işcilerin hayatı, acıları, sıkıntıları yürek burkan bir gerçeklilikle anlatılmış. Memleketimize çok uzak bi konu değil. Soma da yaşanılanlar dün gibi.. iz bırakan bir eser. Kitabı bitirdikten sonra kendi kendime söyle dedim:’ Okuyun, çünkü mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor!’
GerminalEmile Zola · Oda Yayınları · 201214,3bin okunma
#Emile Zola nın yarattığı karakterlerden ayrı ayrı roman olur.
#Romanın içinde yoksulluktan sefalete giden hayatlar, ölüm, isyan, yozlaşma, maden işçileri, grev, aile, açlık var. Sahi açlık kokuyor bu kitap.
#Baş kahramanın düşüncesinin olgunlaşması kitap boyunca çok güzel anlatılmış. Üzerine uzun uzun inceleme yapılması gereken ayrı bir konu, en çok beni etkileyen yerdir. Gerçekten halk için bir şeyler çabalayan insanların, öncülerin, liderlerin tek dertleri halkın sıkıntısı mı yoksa kendi enaniyetleri mi...
GerminalEmile Zola · Oda Yayınları · 201214,3bin okunma
Cenaze merasiminde tüm işçi halkının bir araya gelerek "Germinal! Germinal!" nidalarını haykırdığı büyük yazar 𝐄𝐦𝐢𝐥𝐞 𝐙𝐨𝐥𝐚'nın 1860'ların Fransa'sına ayna tutan eseri 𝗚𝗲𝗿𝗺𝗶𝗻𝗮𝗹, maden işçilerinin hayatlarına dokunarak atadan kalma mesleklerine umarsız bir boyun eğiş ile sıkı sıkıya bağlı olan halkın, aralarına sorgulayan genç bir delikanlının dahil olması ile nasıl uzlaşmadan uzak bir grev harekâtına kalkıştıklarını ihtiva ederek, dünya edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri olmaya hak kazanmış ve işçi sınıfını temsil eder bir konuma erişerek Fransız madencileri kültüründe önemli bir kilometre taşı olmaya vakıf olmuştur.
Toplum hayatı, eşitsizlik, adalet ve ahlak gibi mefhumların karakterler üzerinden anlatıldığı eserde, içlerinde uyumakta olan gücün idrakına ererek haklarını savunmak adına zorlu bedeller ödeyen halkın tüm sefalet ve acıları gözler önüne serilmekte, çeşitli bakış açılarına sahip olan bireylerin aynı civarda ikamet etmelerinin getirdiği kaçınılmaz tartışmalar, kast sistemi ve kadın-erkek ilişkilerine dair yapılan derin analizler okurun zihnine işleyen fasıllardan yalnızca birkaçını oluşturmaktadır.
Sanayi toplumunda işçi sınıfının trajedisini sarsıcı bir gerçeklik ve kendine özgü sert üslubuyla yansıtan 𝐙𝐨𝐥𝐚, 𝗚𝗲𝗿𝗺𝗶𝗻𝗮𝗹 adlı bu dev eserinin yazımına başlamadan evvel Fransız Maden İşçilerinin Şikayet Defterleri'ni okumuş, dönemin kömür ocaklarındaki buhrana bizzat şahit olmuş ve işçilerle sırt sırta vererek grev harekâtlarında aktif rol oynamış bir yazar olarak, kurgu ve hülyalarla değil, meşum hakikatler ile şekillendirdiği eserinde, maden işçilerinin onulmaz meşakatlerle sarf ettiği gayretlerinin şirket sahiplerince sömürülmesini tüm çıplaklığı ile yazıya dökmüştür.
19. yüzyılın başyapıtlarından biri kabul edilerek, en sarsıcı kavga ve direniş
Belki kömürü, demiri ve bitcoini binbir zorlukla yeryüzüne çıkarıyor insanoğlu velakin bunca gelip giden medeniyet tarihi boyunca bir türlü dünyanın kalbini günyüzüne çıkaramadı...
İşte bu kitap özetin özeti budur
9 sene evvel okuduğum bir kitabı yeniden okumanın vermiş olduğu çeşitli hatırlamalar ve acımasız duygularla dolu bu kitap ne yazık ki acımasızlık, sefalet, açlık, yoksulluk ve ağır bir yükün altında kalmış maden çalışanlarının dramatik sonunu konu almaktadır.
Etienne adlı genç karakterimiz Marsilya'ya gidişiyle başlayan hikaye onun bir süre boş gezmesinden sonra bulabileceği tek iş olan madenciliğe girişiyle başlıyor. Zamanla türlü acımasızlıkların ve üç beş meteliğe çalışan insanların çalışmalarına karşılık doğru dürüst beslenememektedirler. Yaşadıkları evlerde maden şirketlerinin vermiş olduğu ufacık köhne evlerdir. Yirmili yaşlarının başında olan Etienne kalacak yer arayadursun madende tanıştığı Catherine'nin ailesinin yanında kalacaktır. Etienne kendisini bu düzene dur diyecek kişi olmasını hissetmeye başlamıştır. Bulabildiği kitapları okuyarak zaman geçiren genç adam en çok da Darwin'in söylemlerine ağırlık vermiştir. Nihayetinde Darwin haklı çıkmış ve güçlü olan güçsüz olanı her zaman olduğu gibi ezmiştir. Madenciler ayaklanır. İlk olarak üç bin kişilik Etienne'in çalıştığı ocak ayaklanır. İş bırakır, eylem yaparlar. Paris'e kadar giden ve sayısız ocakta iş bırakma eylemleri yapılırken büyük olaylar patlak vermektedir. Catherine'in sevgilisi olan Chaval'ın çalıştığı ocakta çalışmalar kısmen devam etmektedir. Bunu duyan Etienne oraya iş durdurmaya gider. Az daha birçok insanın ölümüyle sonuçlanacaktı.
Olaylar sertleşirken en büyük hata madenciler ve askerler arasındaki çatışma oldu. Askerlere ellerine gelen taş, tuğla vb. her şeyi atan madenciler sonunda yaylım ateşine tutulur ve neredeyse orada bulunan herkes katledilir. İnsan haklı yolda giderken yapacağın aptallıklarının sınırının olmamasının bir kanıtını bizlere sunan Zola bu kitabı yazarken o dönemin gerçek
"Hürriyet Eşitlik Adalet" olguları üzerine kurulu Fransız Devrimi sonrası işçilerin/emekçilerin haklarında pek de bir değişiklik olmadığını, ezen yumruğun oligarşiden burjuvaya geçtiğini anlatması bakımından güzel bir eser. Fransa'daki kömür işçilerinin hayatlarını ve emek sömürüsü karşısındaki direnişini; direnişin hüsranla sonuçlanmasını güzel bir dille anlatmış yazar Emile Zola.
GerminalEmile Zola · Oda Yayınları · 201214,3bin okunma
Germinal ve Gazap uzumleri hakikaten ruhunuzu derinden karartan, yoksullukla bezeli iki eser. Fakirligin, yoksullugun, caresizligin hissiyati eseri okurken uzerinize cöküyor, mecbur, icinden cikamiyor, kitabi elinizden dusuremiyorsunuz.
Allah rahmet eylesin kitap uzerine yorum yapmaya geldim, ulkemizdeki Bartin maden faciasi aklima geldi. Yaramiz hala cok tazeyken, germinalle madenin ne demek oldugunu Zola'nin betimlemeleriyle anlayabilirsiniz.
GerminalEmile Zola · Oda Yayınları · 201214,3bin okunma
Yaklaşık 15 yıl once okumustum. Tekrar okuma geregi duydum, nedense. Tozlu kitapliğımın arka taraflarına sıkısmış kalmış. Bakalım ilk okumanin heyecanini verecekmi?
Emile Zola, natüralist yazarlardan, hatta bu akımın öncülerinden demek doğru olur. Yahudi asıllı Dreyfus isimli yüzbaşıyı savunduğundan dolayı ülkesi Fransa yı terk edip, İngiltere de yaşamak zorunda kalmıştır. Daha sonra yaşamının ilerleyen senelerinde bu davadaki tutumun doğru bulunması ve davanın tersine dönmesi nedeniyle ülkesine tekrar dönebilmiştir. Bu davanın neticesinden sonra ülkesinde ulusal kahraman haline gelmiştir.
Zola da yoksul bir ailenin çocuğu idi. Babasını erken bir yaşta kaybetti. Zola nın ilk üstadı Alexandre Dumas, sonra Victor Hugo, en son olarak da Alfred de Musset olmuştur. Okul hayatı onun başarısızlıkla neticelenmiştir. Tamamlayamadığı öğrenimden dolayı iş aramaya başlamış ve en sonunda yazar olmaya bu şekilde karar vermiştir.
İncelemesini yaptığım Germinal i 2.İmparatorluk döneminde yazmıştır. Bu dönemde en önemli 3 eserini de yazmıştır. Dönem Devlet Darbesi ile Sedan Bozgunu arasında kalan dönemdir. Meyhane ve Nana da yine bu dönemde yazılmış ve yazarın en verimli dönemi olmuştur.
Zola, ölümü duman zehirlenmesi ile olmuştur. Ama gerici gruplar tarafından Dreyfus Davası ile alakalı bir intikam olarak suikast sonucu öldü diyenlerin sayısı da halen hayli fazladır.
Germinal kitabını iyi bir şekilde analiz edebilmek için bence önce çıkış noktasını iyi bir şekilde bilmek gerekmektedir. Öncelikle Germinal Fransa da bir ayın adıdır. Baharın doğuşunun olduğu aydır.İşçi grevine yani bu halkın uyanışına bir gönderim vardır. Büyük Anzin Madenci Grevinden etkilenerek Zola bu kitabı yazmaya karar vermiştir. 10bin maden işçisi katılmış ve ulusal çapta büyük bir yankı uyandırmıştır bu olay. 3bin asker ile olay bastırılmış ve aynı kitaptaki gibi madenciler bu olay neticesinde hiçbir şey elde edememiştirler.
Zola bu kitabı yazabilmek ve madencilerin iç dünyasını daha net
Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.