Ernst Cassirer'in belirttiği gibi:
... İnsan dilsel biçimler, sanatsal imgeler, mitsel semboller ya da dinsel ayinlerle kendi etrafına öyle bir zar örmüştür ki, yapay (bir) aracın dolayımı olmadan hiçbir şey göremez ya da bilemez.
Dilin kendisi gibi her araç da (medium) düşünceye, ifadeye ve duyarlılığa yeni bir yönelim kazandırarak benzersiz bir söylem tarzının ortaya çıkmasını sağlar. Mcluhan'ın ''araç, mesajdır'' demekle kastettiği kuşkusuz budur.
Felsefe yapmak için dumandan yararlanamazsınız. Dumanın biçimi içeriği dışlamaktadır.
...
Televizyonda politik felsefe yapamazsınız. Televizyonun biçimi bu içeriğe ters düşmektedir.
Biz hepimiz, Huxley'in bir yerde söylediği gibi, hiçbirimizin bütün hakikati bilecek kadar zekaya ya da bildiğimize insansak bile bunu anlatacak zamana veya anlattıklarımızı doğrulayacak kadar saf dinliyicilere sahip olmamamız anlamında Büyük Özetleyici konumunda olan kişileriz.