Tüm dinler, tanrısallığın mahrem bilgeliğini ve gücünü bize övmekte hemfikirdirler; ama Tanrı’nın davranışını bize sergilediklerinde onda yalnızca tedbirsizlik, zayıflık ve delilik buluruz. Tanrı, denir, dünyayı kendi için yarattı ve şu ana kadar burayı kendine layık kılamadı; Tanrı kendisine tapalım diye bizi yarattı, bizse ömrümüzü onunla alay ederek geçiriyoruz! Bu ne zavallı bir Tanrı’dır!
Doğumdan gelen hakkın bir anlamı yoktur, hiçbir şeyin temeli değildir ve tüm bunları bilgece ve düşünerek incelersek, kendi zevklerinden başka bir şey düşünmeden, bize genellikle bahtsız ya da sağlıksız bir yaşam vermiş olanlara kesinlikle kin duymak için bir yığın neden buluruz yalnızca.
Hepimiz kaybetmekten korkuyoruz, ödümüz patlıyor. Bakın, şu kadın mesela; hiçbir şeyi yok; korkacak, kaybedecek hiçbir şeyi yok. Onun gibi kaç kişi var?