"Dışarıda bakım evi diyorlardı oraya, ama mezarım olacağını biliyordum ben. Hayattan umudunu kesmiş insanların sığındığı, kıyıda köşede kalmış barınaklardan biriydi. Kaçıklar çoğunluktaydı. Yapayalnız ölsünler, kazananların başına bela olmasınlar diye aileleri tarafından bırakılan yaşlılar da vardı."
"Benim bir inancım var. Eğer bir kız kendine evlenme öneren erkeğe evet mi, hayır mı diyeceğini bilmiyorsa, hayır, demelidir. Öyle ya, dünya evine böyle bocalama, kuşku içinde girilmez. İnsan hiç düşünmeden kabul edebileceği erkeği beklemelidir."
"Hayır,kimse bizi Sibirya'ya göndermedi. Biz kendi kendimize gittik.Hepimiz kendiliğimizden gittik. Bazıları da kendiliklerinden orada kaldılar. Kar altında, kum altında. Şansları varmış kalanların, ölenlerin. Bize gelince; biz işte hiçbir yerde başlayamıyoruz. Hiçbir yerde başlayamıyoruz."