Çarpık gülümsemesi birdenbire sevdiğine tapan bir kadının ışıl ışıl gülümsemesine dönüşmüştü. Şaşkınlıkła fark ettim ki bu yumuşak, ıslak gülümsemede Lo'nun dondurmacıda yeni bir tatlıya gözlerini dikmiş bakar ya da terziden yeni çıkmış pahalı elbiselerimi hayranlıkla seyrederken takındığı o aklı bir karış havada, neredeyse kaçıkça, güzel gülümsemeden bir şeyler vardı.
Öylesine korkunç bir sevgiyle tapıyorum ki ona... Hayır: "korkunç" sözcüğü yerinde değil. Yeni hazların hayalleriyle dolunca hafifleyip arındığımı düşünmek korkunç değil acınası bir şeydi. Acınası, çünkü cinsel açlığının doymak bilmez ateşine karşın nasıl da yürekten bir kaygıyla, sakınımla işe girişiyor, o on iki yaşındaki çocuğun lekesizliğini korumak istiyordum.