''Bütün kent bundan söz ediyor... Dayanılmaz bir durum,bu...Anna yok oluyor! Kocası, onun duyguları hafife alınmayacak bir kadın olduğunu anlamıyor. İki şeyden birini yapmam gerek:Ya kararlı bir şekilde alıp götürecek ya da boşanacak. Ama bu durum... Onu boğuyor!''
Eğilip doğrulan insanları, kürek seslerini, toprağın kokusunu ve mezar taşlarının ağartısını buzlu camın gerisinden görüyormuş gibiydim orada ağlarken. Dünya gözyaşlarımın içindeydi artık, dünya bukanıktı, dünya ıslaktı ve dünya kalın uğultular eşliğinde, etrafa buğular saçarak, hafif hafif titriyordu.