Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır. Bugün böyle düşünenlere saf, hatta enayi derler. Fakat ne derlerse desinler, biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız. Hayatta en büyük vazife ve saadet olarak şunu almak lazımdır: bize yakın ve uzak bütün insanlara yardım etmek, bütün insanların iyiliğine çalışmak...
Türkiye'nin hafızası, ışığın ustası... Ara Güler için yazarken daha önce söylenmişleri yazmak olmaz, nevi şahsına münhasır kadrajının, kişiliğinin hakkını vermek lazım. Ne yazık memleketimiz bu konuda birkaç kulaç geri, neden derseniz Ara Güler yalnızca bir örneği.
Yıllarca Mimar Sinan'ın, Koca Sinan'ın izlerini kovalar çok sevgili Güler, Sinan'ın sadece görmeyi bilenler için yarattığı izleri, dokunuşları fotoğrafa hapseder. Bu eser yalnızca Türkiye'de yoktur. Türlü toplumlar - hani beğenmediğimiz, bizi kıskananlar- bu eserin kıymetini bilir. Yine bir başka örnek olarak Ara Güler'in Afrodissias Antik Kenti'ni bulması örnektir. Orayı çekip çevirenler Ara Güler'imizin biyografisini koymaktan bile acizdirler.
Ara Güler'in kıymetini bilmek şöyle dursun, adını bilen kaç kişiyiz? Selam olsun bilen, gören, gerçek tarihten beslenen yurttaşlarımıza ve bize ışık olan ustalara!