Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gecenin ayazıyla bükülen ve kapanan çiçekler, gün ışığını görmeleriyle dalları üzerinde nasıl doğrulup açılırlarsa, ben de kırılan cesaretimi öylece topladım. Yüreğim öyle büyük bir cesaretle kabardı ki, özgür bir insan gibi konuştum.
Özgür bir insan gibi : korkularını tereddütlerini yenmiş bir insan gibi.
Çocuğun temel ihtiyacı olan sevgi, yakınlık, şefkat gibi olumlu duyguları bilerek kesmek, korkunç ve çok acımasız bir cezadır. Nasıl ki çocuğu bazı geceler evden atmak gibi bir hakkınız yoktur, aynı öyle, çocuğa bazen kucak açıp bazen olumlu duyguları göstermeyi kesme gibi bir lüksünüz yoktur. Çocukla ilişkinizi, bir ev gibi düşünün. Ev, aynı zamanda iç dünyadır. Burası çocuğun onu zorla içine doğurduğunuz, yaşayabileceği tek alanıdır. Bu duygusal alandan çocuğu tekmeleyip atmanın, ona içeride yer olmadığını söylemenin, bir çocuğu reel hayatta sokağa atıp evde yer hak etmediğini söylemekten ne farkı vardır? Bu çocuk daha sonra kendisine nasıl bir ev kurarsa kursun rahat edemez, dünyada -reelde yahut herhangi birinin kalbinde- kendisine ait bir yer hak edebileceğine inanamaz.