Aslında ne, kim, nasıl, neden sorularından artakalan, dünyanın dibindeki pisliğin içinden gelip yeryüzüne çıkmış, kendine satıcı arayan bağımlı gibi dolanan o soru var aklında:
"Ne fark eder?" "Hiçbir şey!" diyorsun. Yeniden uyumak için gözlerini kapatırken.
İnsan, sıradan çıkarları hakkında bilgilense, gözleri açılsa çirkin şeyleri yapmayı hemen bırakır, iyi ve onurlu birine dönüşürmüş. Bilgilenip gerçek çıkarını algıladığında, faydanın yalnızca iyide olduğunu görürmüş. Hepimiz biliyormuşuz ki insan bilerek kendi çıkarlarına ters düşecek şekilde davranmazmış. Sonuç olarak, lafın gelişi, gerekli olduğu için, iyi şeyler yapmaya başlarmış. Ah, çocuk! Ah, saf, masum çocuk!
Gelgelelim rastlantının matkap uçları elmastandır ve içinde bolca tehlikeli tuzak barındıran kader, hiç umulmadık bir yerden kendine bir kapı bulmayı bilir ve kaya gibi sert mizaçları bile temelinden sarsarak darmadağın eder.