"Tıpkı ilk görüşte gözümüze mükemmel gelen şeyleri veya kişileri abartmaya olan yatkınlığımıza benziyor bu da; kusurlarını bulana kadar onu sevmeye devam ediyoruz."
"Gençliği iyiliğin içinde kötülüğün de olduğu inancının pekişmesiyle geçti, çevresinde bu inancı güçlendiren bir sürü şey olup bitti.
Sonraları bunun başka bir şey, bir tür kibir olduğunu düşünmeye başladı.
Birine iyilik yaptıktan sonra kendini üstün hissetmenin verdiği bu doygunluk olmasa kimsenin kimseye iyilik yapacağı yoktu aslında.
Merhametin özü kötücüldü, bu yüzden maraz doğuruyordu."
"Yaşanan her şey zamanla soluyordu. Öyle bir soluyordu ki belli belirsiz bir iz bırakıyordu arkasında. İnsan bu ize bakıyor ama yaşadığından emin olamıyordu. Hayatın böyle bir özelliği vardı."