"14 yaşındaydım karnımı doyurmak için bir parça ekmek çaldığımda beni zindana attılar ve orada tam 6 ay bedava ekmek verdiler. Hayatın adaleti budur."
Victor Hugo - Sefiller
Vardır ya böyle abinizden ablanızdan kalan kitaplıkta öylece duran kitaplar benim için onlardan biriydi. Sonrasında yerinden alıp incelememle başladı herşey. Öncelikle bu bir çocuk bilim kurgusu bu yüzden buradaki insanlara hitap eder mi bilmem. Ben de eskiden okuyup sonrasında yeniden okumuşlardanım. Neyse bunu göz önünde bulundurarak gayet iyi olduğunu söyleyebilirim..
En beğendiğim Peyami Safa kitaplarındandır. Benim okuduğum ilk baskılarındandı sanırım ama içerik aynıdır tahminimce.
Konusu, içeriği(Arada spoiler olabilir)
Mebrure adında bir anadolu kızı uzun yıllar göremediği babasını aramak soruşturmak için istanbula gelir. Aynı zamanda yunanlıların zulmünden kaçmıştır. Kalacak bir yeri olmadığından ötürü geçici olmasını planlayarak uzaktan akrabaları olan Nafi Bey'in köşünde kalır. Bir yandan da muhacirin idaresine giderek babasının şuan nerede olduğunu, sağ olup olmadığını öğrenmeye çalışıyordur. Ancak bu köşkte o kadar rahat etmeyecektir. Nazmiye Hanım'ın oğlu Behiç, zevke ve eğlenceye düşkün biridir. Mebrure'yi tuzağına düşürmek için elinden geleni ardına koymaz.
Nihayetinde; Batılılaşmayı yanlış anlamış ve özünü kaybetmiş bir topluluğun mide bulandırıcı halleri ve Mebrure'nin bu bataklıktan çıkmaya çalışını anlatır..
Not: okuyun hatta 2 kere okuyun ~~