Cem

Cem
Ekşi sözlük/rogojin
Öğretmen
Lisans
Istanbul
Üsküdar, 4 Eylül
2367 okur puanı
Mayıs 2014 tarihinde katıldı
Puan vermedi·56 syf.··
2025 19. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 14:13
HAYATIN HER YERİ İsmi bilinmeyen bir çocuk sandukası Sanki böyleyim sonsuz uzakta, İnsanlar geliyor dünyadan bana Sözleri sıcak, kalpleri soğuk Buradan belli, güzelliği, ölümün. Morg ile mescid aynı katta hep Herkes ömrünün tek öğrencisi, Yoksul ve yorgun olanlara bak Düşerken bile düşünür seni. Yüzüme dünya değdi, üzgünüm. Emek vermiştim verdiler ziyan, Hepiniz haklısınız, haksız olayım Başak güzeldir, anız olayım Hasattan sonra hemen yakılan. Kırk yedi yıldır buradayım bazen, Kimsemiz kalmadı aşkın yanında, Anlatmak istersin, susmak iyidir Yorulmuş durmuş ağaçlar arasında.
Belki Başka Zamanİbrahim Tenekeci · Muhit Kitap · 2020657 okunma
Reklam

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·56 syf.··
1 saatte okudu
·
2025 19. kitabı
İbrahim Tenekeci
8.2/10 · 657 okunma
Puan vermedi·230 syf.··
2025 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2025 17:25
Refik Halid Karay'ın "Sürgün" kitabı 3 sene içerisinde yazılmış, 1940'ta tamamlanmış. Kitabın arka kapağında büyük övgüler var. Ancak bu övgüler kitap gibi yer yer eskimiş ve tarihi özelliği olan övgüler aslında. "Sürgün", iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm, sürgün Hilmi beyin yazarın da kaleminin hakkını verdiği bir üslûpla hikâyesini okuduğumuz ve kitabın da gerçekten en iyi olduğu bölüm. Bu bölümde Hilmi beyi ve içine girdiği yeni dünyaları tanırken yazar aceleci davranmıyor, karakterine ve olaylara zaman veriyor, onları ahenkli bir sakinlikle anlatıyor ve bu bölümlerde kitabın arka kapağındaki övgülerin tamamen doğru olduğunu düşünmeden edemiyoruz; çünkü "Memleket Hikâyeleri" ve "Gurbet Hikâyeleri" kitaplarını okuyanların çok iyi bildiği gibi, Refik Halid Karay'ın kalemi okuması gerçekten büyük bir keyif veren renkli, ışıklı, ve ayrıca sesli bir kalem. "Sürgün"ün ilk kısmında işte bu çıta, bu nitelik, yazarın hakiki yazma kabiliyeti çok net olarak hem görülüyor hem de bu lezzetli anlatışın tadından yenmiyor. Kitabın ikinci kısmında İrfan karakteri ile tanışıyoruz. Aynen Hilmi bey gibi, temiz, ahlâklı, güzel bir insan olarak İrfan ancak türk filmlerinde rastlayabileceğimiz bazı olaylarla yazarın büyük yanlış seçimleri sonucu kitabın ivme kaybettiği bir ögeye dönüşüyor, ve buralarda Hilmi beyin artık kitabın baş karakteri olmadığını görüyoruz. Burada karşımıza çıkan kadın portresinin Peyami Safa'nın ilk dönemlerindeki kadın karakterlere benzemesi; işin içerisine düşmüşlük, bayağılık, adilik gibi ekstra bir çok noktanın girmesiyle "Sürgün" nitelikli derinliğini basitliklere, kolaylıklara yönelerek kaybediyor. Sanki yazar İrfan'ı anlatmaya başladıktan sonra kitabı bitirmeye karar vermiş gibi olaylar hız kazanıyor ve daha da kötüsü, bu aceleye getirme seçimi üslûbu da
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018675 okunma