Cem

Cem
Ekşi sözlük/rogojin

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·110 syf.··
20 günde okudu
·
2025 3. kitabı
Wilhelm Schmid
8.1/10 · 78 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·110 syf.··
2025 3. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 14:40
Hatırşinas'ta oturmuş kediyi ne zaman gömeceğimi düşünüyorum. O kadar yorgunum ki gömmemek geliyor içimden. Oysa bunun mümkün olmadığını biliyorum, elbette gömeceğim; hepsi bahçemizde, hemen dibimizde yatıyorlar. binada geçen 50 senelik ömrümüzün son aylarında hâlâ toprağa verecek kedimiz var. hepsi kaderlerinden bihaber yeşilliklerin içindeler mutlular; ne zaman görsem hemen yanı başımdalar, büyük olasılıkla karınları hep aç. Hepimizin hayatı sona eriyor. Büyük, büyük 50 senelik ömür. Küçük toprak kazıları, aynı yere gömdüğümüz topraktan küçük kemikler çıkınca ne olduğunu anladığımız onlarca kedi... gusev, kara kızım, oğlum, ikinci oğlum, Dodi, KP ve daha nicesi. Artık mahallemizde son vakitlerimiz. Yeni binalarda yeni insanlar ve bir sürü çocuk. Dünyaya yeni gelmiş olmanın sevinci, katıksız bir mutluluk ve seçeneklerin sonsuzluğu. dut ağaçlarından düşen murat'ın acısı, ya da futbol oynayamayan bacaklarım için bitmek bilmeyen plaj yolu, geceyi nezarethanede geçiren amca oğulları, zihnimde el ele verip süslenmiş on binlerce hatıra gözlerime, zihnime akıyor şimdi. Oysa kalkmalı ve kediyi almak için veterinere gitmeliyim. Sabah onu bulduğumda ağlıyordu, acısı biri körmüş gibi kısılmış gözlerinden belli oluyordu, hızlı hızlı soluk alıp veriyor ve itiraz ediyordu, sanki çok ama çok uzun zamandır dünyadaymış gibi tadına baktığı yetmişçesine gitmesi isteniyor dünyadan ve o, o küçücük bedeniyle, üzerinden koca bir araba lastiğinin geçip kırdığı belinin acısı ve ağrısıyla ağlıyor. Onu veterinere götürdüm ama fayda etmedi, sabah saati kimse yoktu çünkü. Kapıda 24 saat açık yazısı vardı ve ona güvenip zile bastım ama, kimse yoktu. Geldiklerinde de zaten yavru kedi ölmüştü. Birazdan gömeceğim kediyi ve sadece biraz zaman geçsin diye gelip oturdum buraya. Her şeyin hatıraya
Ölümü AtlatmakWilhelm Schmid · İletişim Yayınları · 078 okunma
Puan vermedi
faruk duman'ın 1999'da yazdığı ikinci öykü kitabı av dönüşleri yazarın kesinlikle kalburüstü bir yazar olduğunu-kimbilir kaçıncı kez- kanıtlayan bir eser olmuş. sait faik hikâye armağanı da alan kitap altı ana hikâye içerisine serpiştirilmiş, bağımsız sayılabilecek, iç içe geçmiş, birbirini de tamamlayan kısa anlatılardan, izlenimlerden, çağrışımlardan oluşan gerçekten muazzam bir hikâye kitabı. ne anlatıyor değil, anlattığı şeyi nasıl anlatıyor diye düşünüyor ve önemsiyorsanız, istediğiniz buysa, faruk duman ta o zamanlar, 25 yaşındayken bir yazarın yazabileceği en güzel, en kıvrak, edebi cümleler ve bunların hepsinden ortaya çıkan gerçek bir edebiyat tadıyla, lezzetiyle yazıyor. faruk duman'ın eserlerinde karşımıza çıkan orman, dil ormanı, o cangıl; bütün o baş döndürücü hayvanlar, bütün o karmaşa, bütün o zihin ve dil kamaşması yine burada; orman, özellikle orman henüz eserin tamamına yayılmadan, daha bir kenarda ve şimdilik daha edilgen bir hâl içerisinde; ama hayvanlar neredeyse bütün hikâyelerde karşımıza çıkıyor, faruk duman olaylara değil insanların zihinlerine, zihinlerindeki akışa, sıçramalara, tepkilere, serbest düşünüş akışına odaklanıyor ve hikâyelerini zihinlerin, hatırlamaların ritmine göre anlatıyor. yazarlığının en başında da, bir kez daha, neredeyse her hikâyede bir hayvanla kesişiyor yolumuz: pancar vagonları'nda demir yollarında iç içe geçmiş insan hikâyelerinde dolaşıyoruz, yengecin günlüğü'nde geçmişi hatırlayan genç sevgiliyle kuma beraber gömülüyoruz yengeç gibi, hatırlıyoruz; atlar sabırsızı'nda bir koşuya kapılmış gidiyoruz; av dönüşleri hikâyesinde , ama avcıyız biz ve asla merhametli değiliz, çünkü daha başlangıçta bir dala tünemiş kalmış yabani bir hayvanı vurmak için diğer avcılarla koşuşturuyor ve mermilerimiz ıskaladığı için
Av DönüşleriFaruk Duman · Yapı Kredi Yayınları · 2022107 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 2. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 15:16
Elizabeth Kübler Ross'un 1991'de yayınlanmış bu kitabı; internet, akıllı telefon ve yapay zekâ öncesi dönemlerden kalma hassasiyetleri de içeren bir çalışma. Kübler Ross bir doktor ve kitabın iç kapağında yazdığı gibi, çağdaş hospis hareketinin öncüsü kabul ediliyormuş. Hospis hareketi de ölmekte olan insanların ölüme geçişlerinin mümkün olduğunca kaygısız, acısız, ağrısız geçebilmesi için hastaların ruhsal ve duygusal ihtiyaçlarına odaklanan bir yaklaşım- bu da yine kapakta yazıyor. Kitapta önsöz dahil beş bölüm var. Kitabın son bölümü olan "Bir Ebeveynin Ölümü" kısmında anne babasını kaybeden çocuklar ve yetişkinlerin bu acıyla nasıl başa çıkabildiği üzerine gözlemler, öneriler yer alıyor ve kitabın esas temasıyla kesinlikle alâkalı olsa bile büyük bir oranda öte dünyaya bakmayan yönüyle diğer yazılardan ve bölümlerden ayrılıyor. Kitabın 1, 2, 3 ve 4. bölümlerinde Dr. Kübler Ross, hospis hareketinin öncüsü olmasının ötesinde bir yeni çağ dini ya da yeni çağcı bakış açısıyla yazılmış tonlarca, binlerce kitaptakini andırır bir şekilde (bunlardan bir avuç okumuş olarak büyük bir genelleme yapsam da) ölüm ötesinde yaşananlar hakkında artık bir inanca dönüşmüş bulunan bakış açısını paylaşıyor. Doktor, 20 binden fazla ölüme yakın deneyim yaşamış hastayla yaptığı bu çalışmaların sonucunda kültürleri aşan bir olgu olarak ölüme yakın deneyimlerin ortak ögeleri sıralıyor; Doktor Ross bu paylaşımlarda fiziksel ölüm evrelerini de anlatıyor. İlgi çekici ve insana oldukça iyi gelen sayfa sayfa düşünce ve gözlem okuyoruz. Anlaşılan o ki; dünya ötesinde sevgiyle kucaklanacağımız bir başka realite ve gerçeklik var ve asla yalnız değiliz. Burada boşuna bulunmuyoruz. Yaşadığımız hiç bir şeyi de boşuna yaşamıyoruz. Benim cümlelerim basit kalıyor, ama Kübler Ross bütün bunları
Ölümden Sonra YaşamElisabeth Kübler-Ross · Profil Kitap · 202457 okunma

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.··
21 saatte okudu
·
2025 2. kitabı
Elisabeth Kübler-Ross
7.9/10 · 57 okunma