Cem

Cem
Ekşi sözlük/rogojin

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·432 syf.··
18 günde okudu
·
2023 25. kitabı
Fatma Nur
9.4/10 · 12 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·372 syf.··
2023 24. kitabı
Agota Kristof'un Büyük Defter, Kanıt ve Üçüncü Yalan adlı bu üçlemesini okuduktan sonra hiç bir şey eskisi gibi olamaz. 80'li yılların sonu ya da belki 90'ların başında Büyük Defter'i okuduğumu ve irkiltici bir roman okuduğumu hatırlıyorum. Kitabın devamının olduğunu bilmiyordum. Tabii aslında biraz önce bitirdiğimde gördüğüm şey şu: zaten bu üçleme tek bir hikâye anlatıyor. Hepsi birbirinin parçası, ama esas hikâye üzerine anlatılmak, yazılmak için yazılmamış. Tek başlarına okunsalar da aynı hissi vermeleri zor. Birbiri ardına okunarak tecrübe edilmeli. Kendi adıma; ben bu yaşıma dek bu kadar iyi çok az kitap okudum. Konusunun garipliği, sıradışılığı değil elbette sadece; yazarın hikâyesini anlatma tarzı üç kitapta da muhteşem bir çizgi tutturuyor. Düz bir çizgide ilerlemiyor bu anlatım tarzı, ve ama muhteşem bir şekilde bütün uçları birbirine bağlayarak muazzam bir sonuç çıkarıyor ortaya. Bunu ancak hakiki, gerçek edebiyat eserleri başarabilir. Bu üç romanda karşımıza çıkan insan hallerini, birbirine bağlanan hikâyeleri okudukça iyi edebiyatın neden böylesine etkileyici olduğunu anlamamız da mümkün oluyor. Nadir bulunan güzellikte bir edebiyat eseri bu üçleme. Tüyler ürpertici, acıtıcı, kafa bulandıran bir çalışma. Belki bir yumruk. Ya da insanı öldürebilecek bir baş dönmesi belki de. Faruk Duman'ın söyleyişiyle, bir diğer "güzel ölmek" vesilesi. Kimbilir kaçıncı kez iyi ki edebiyat var, hâlâ edebiyat var demek için yeni ve haklı bir gerekçe, bir zorunluluk. MUTLAKA !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
Puan vermedi·420 syf.··
2023 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2023 20:03
Fatma Nur Çeboğlu'nun Golconda üçlemesinin ikinci kitabı aslında ilk kitabın devamı. Ayrı olarak yazılmamış bu kitap. Sadece çok uzun olduğu için kitap ikiye bölününce iki ayrı kitap olmuş. İkinci kitap ilk kitabın her anlamda devamı. İlk kitap için yazdığım ve söylediğim olumlu ve olumsuz her şey burada da devam ediyor. Kitabın son çeyreğine dek genel anlamda olaysız, heyecansız bir akış içerisindeyiz. Ancak bu durum kitabın akışını bozmuyor, zedelemiyor, aksatmıyor. Son çeyrekte hız artıyor, olaylar üçüncü kitapta karşımıza çıkacak bol olaylı finale bizi hazırlıyor. İlk kitabı okuyanların aynı keyifle okuyacağı bir kitap Golconda-Işığın Kalbi. Üçüncü kitabı okumaya devam ettiğim için ilk kitabını bir üçleme olarak yazan yazarın konuları birbirine bağlama yeteneğine şapka çıkarıyorum. Bu kadar çok, bu kadar karmaşık olayı birbirine açık vermeden bağlayabilmek yazarın fantastik edeibiyat için neler yapabileceği konusunda olumlu düşünmemizi sağlıyor.
Golconda - Işığın KalbiFatma Nur · Siyah Kuğu Yayınları · 201612 okunma
10/10
·314 syf.··
2023 20. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2023 00:00
Emre Güler'in Yoldan Düşme Zamanı adlı eseri oldukça iyi bir ilk eser. Oldukça iyi. Artık yeni yazardan bol ne var diyeceğim, ama abartı olacak belki de. Yine de yeni yazar sayısı az değil. Artık kitap çıkarmak kolay, zahmetli mi değil mi o da belli değil. Sırf yazıyor olabilmek, yazar olmayı haklı çıkarıyor mu, o da ayrı bir mesele. Gerçekten bir derdi olduğu için değil de sırf yapabiliyor olduğu için yazmak, yazar olmak, kitap çıkarmak sıradan ve alelade bir şey oldu artık. Bu kadar kolay elde edilebilen bir şey mi yazar olmak? Belki öyle değildi, ama öyle sanki şu an. Ancak bu dediklerim sığ , pozcu, samimiyetsiz, aforizma edebiyatının leş kokulu mekânları için geçerli. Nihayetinde edebiyat hâlâ sağ, ve hâlâ var. Örnek: Faruk Duman'ın son eseri Kargasabunu. Emre Güler'in ilk çalışması Yoldan Düşme Zamanı da işte Faruk Duman'ın güzel ölmek diye söz ettiği, hani edebiyattan hatıralar biriktirip ölürken zihninde o hatıraların uçuştuğu bir okur zihni için güzel bir armağan. Güzel yazılmış, güzel ifade edilmiş, güzel dertleri olan bir roman. İlk eserinde bir yazarın bu çıtayı tutturması takdiri hak ediyor. Daha kısa, daha kolay yazılabilecek karakterleri, konuları, meseleleri, ağrıları dert edinip o ağrı geçene ya da savuşana dek usul usul anlatabilmek elbette bir maharet. Bu mahareti Emre Güler, Cemal karakterinde edebiyatımızın bir kuytusuna bırakıveriyor. Bu kuytuyu sevmemek imkânsız. Cemal hem gerçek hem de hakiki bu kuytuda yaşıyor. Âdli, Zeze, Mürşit efendi nasıl yaşıyor hâlâ, o da orada, işte öyle, yaşıyor. Bir karakter anlatabilmek, onu yaşayan birisine dönüştürebilmek, ve bunu yaparken ucuz, basit, sığ avm edebiyat pespayeliğinin uzaklarında, sadece ve sadece edebiyatın var olduğu o kuytularda yapabilmek, evet, bir maharettir, ve takdir edilmeyi de hak
Yoldan Düşme ZamanıEmre Güler · Sapiens Yayınları · 20215 okunma