Cem

Cem
Ekşi sözlük/rogojin
Puan vermedi·317 syf.··
2022 57. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2022 19:42
Gencoy Sümer'in "Feneryolu Cinayetleri" adlı romanı, ülkemiz polisiye edebiyatının başyapıtlarından biri. Yazarın gizem ve muamma etrafında kurguladığı eseri türkiye'de polisiye edebiyat yazan herkes için kılavuz görevi görebilecek denli iyi bir çalışmaydı. Ancak...yazarın ikinci romanı Mavi Kolye, yazarın bu başarısının raslantı olmadığını kanıtlıyor. Feneryolu Cinayetleri'nde olduğu gibi, bir kez daha Katil kim? sorusunun etrafına örülerek kurgulanmış muamma ve gizem, yazarın daha ilk bölümde neyle karşılaşacağımızı çok güzel kotardığı renkli, ilgi çekici, birden fazla kişi üzerinden kitabın birden fazla ağırlık ve destek noktası kurguladığı çok ilgi çekici, ve hakikaten çok iyi bir polisiye örneği. Okumaya başlarken Feneryolu Cinayetleri kadar iyi olamaz diye düşünüyordum, ancak, yanılmışım. Mavi Kolye en az Feneryolu Cinayetleri kadar iyi bir roman. Gencoy Sümer'in bu kitabında da esas karakterimiz Feneryolu Cinayetleri'nde tanıştığımız Kerim Ülkü. Ancak yazar Mavi Kolye'de çok iyi başardığı bir şey daha yapıyor: öncelikle kitapta bir çok kişi var, ve katil kim? sorusunun muhatabı bu kadar kişi olması çok iyi. Burada dengeli bir dağılım söz konusu: ipuçları çoğaldıkça, sorular arttıkça, kuşkular çoğaldıkça ve yeni olaylar meydana geldikçe bazı yerlere, kişilere yönlendiriliyoruz, ve bunlar yem de değiller, boşluk doldurmaya yarayan zorlama ve uydurma bilgiler de değiller. Gencoy Sümer'in en etkileyici yönü, esas olarak karakterler üzerine değil, muamma üzerine düşünüyor olması. Sırf ilginç olması için zorlama, uydurma, zoraki olaylar, durumlar yaratmak yerine mümkün olabilecek durumları, kitap karakterlerinin etrafına sarıyor. Bu anlamda Vedat, annesi, Murat, Nazmi vd gerçekten kitabın hak ettiği o dengeyi kurabiliyor, burada şunu demek istiyorum: muammanın
Mavi KolyeGencoy Sümer · Herdem Kitap · 202081 okunma
Reklam

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·317 syf.··
8 günde okudu
·
2022 57. kitabı
Gencoy Sümer
8.6/10 · 81 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2022 56. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2022 17:06
Zafer Şenocak'ı ilk kez okuyorum. Çok keyifli bir okuma olmadı, çünkü tarihle ilgili bir şeyler okuyabilmek benim için büyük bir mesele, sıkılmamak zor, keşke böyle olmasa, ama böyle. Kitabın üzerinde roman yazıyor, ama arka kapakta yazdığı gibi, aslında roman olamayan, olmamış bir anlatı bu. Anlatıcı yani yazarın kendisinin şehir, ülke, tarih, kimlik meseleleri üzerinden Almanya'dan Türkiye'ye, Yahudilikten İslam'a, hristiyanlığa; ermeni tehcirinden "Büyük Kurtarıcı"ya dek bir sürü önemli nokta üzerinde çizgiler, şekiller çizerek anlattığı bu kimlik, tarih anlatısı aslında merkeze anlatıcının dedesinden kalan bir günlüğü koyuyor. Anlatıcı dedesinin 1930lu yıllardan kalan bu günlüğünde ne yazdığını anlamıyor, çünkü almanca değil, ve ayrıca kendisi de türkçe bilmiyor, türk kökenli olmasına rağmen. Kitabın aslında bu mesele üzerinden bir hikâye anlatacağını sanıyoruz, ama öyle olmuyor. Aslında yazar hem kendi aile geçmişi, atalarının yaşadıkları üzerinden türk olmak, almanya'da yaşamak, yahudi olmak meseleleri, naziler, soykırım, ermeni tehciri gibi bir çok konuyu birbirine dolaya dolaya bence tarih ve kimlik temalarına ilgi duyanlara okuması keyif verecek bir anlatı çıkarıyor-tabii bu yine benim sıfıra yakın tarih okumamla da alakalı bir tahmin. Dedenin son iki sayfada özetlenen günlüğünün göz kırptığı yerlere son derece aşinayız hepimiz. Ancak bence yazar ilginç bir şekilde türk olmamak meselesine dair bir yüceltme de yapmıyor türkleri, bu kültürü eleştirirken. Büyük Kurtarıcı dediği Mustafa Kemal Atatürk'den söz ettiği kısımlarda da Almanlar ve Yahudilerden kitap boyunca bahsettiği nice durum ve olay, anektodda da taraf tutar gibi bir hâli yok. Yazar bu kimlikler, onların karmaşık ve birbirine dolanmış tarihleri, ait olamadan var olmak zorunda kalmaya dair bir çok
Tehlikeli AkrabalıkZafer Şenocak · Alef Yayınevi · 20064 okunma