Cem

Cem
Ekşi sözlük/rogojin
Bu kitabı yarım bıraktım. Benden kaynaklı şeyler olabilir, önyargı da olabilir söyleyeceğim şeyler. Umarım sadece 51 yaşına basmış olmamla alakalıdır, ve yazara haksızlık etmişimdir. Kitabı bıraktım çünkü anlatıcımızın anlattığı hikâyede kullandığı bazı cümleler, kelimeler, ifadeler bana battı. Polisiye yazarları edebiyatın hasını mı yapıyor, onu da bilmiyorum, Ağustos Işığı kadar güzel bir polisiye yazabilen birisi var mı, belki altın çağ dönemde yazılanlar böyle örneklerdir, iyi polisiye iyi edebiyattır diyenlerin bir bildiği olsa gerek. Henüz büyükleri okumadığım için, türk polisiyelerinin acemi ve acemi olmayan örnekleri arasında bir süredir geziniyorum. Alper Kaya'nın bu kitabını da okumaya hevesle başladım, ancak anlatım hataları, şişirilmiş cümleler kitabın niteliğini bozuyor ve bu hasar da kendini belli ediyor. Yazarın kullandığı bazı cümleler ve kelimeler, ifadeler dikkat çekiyor. Örneğin; "Ağzını kapatmakta zorlanarak, "Tüh!" narası kopardıktan sonra" derken tüh narasının ne olduğunu düşünmek gibi. Tüh! bir nara mı? "Yanımdan geçen birisine doğru hafifçe dönerek, Osmanbey metro çıkışının yürüyerek çok uzak olup olmadığını sordum. Fazla uzak sayılmayacağına dair bir yaklaşım sezmemle yürümeye koyulmam bir oldu". Burada " fazla uzak sayılmayacağına dair bir yaklaşım sezmem" derken ne söylüyor yazar? "Gözümün ta içine doluşan güneş ışığıyla biraz da bezgin uyandığımda saat öğlen bire geliyordu". Bezgin uyanmak ne demek olabilir? "...saatin çarpıcı rakamlarıyla sabaha karşı beş olduğunu bir çırpıda görüverdim". Bu örnekler çoğaltılabilir. Alper Kaya belki iyi bir hikâye anlatıcısıdır, ancak bu kitabın başlarında karşımıza çıkan bu örnekler ve diğerleri yazarın anlatımının daha çok özen gerektirdiğini de gösteriyor. Büyük edebiyatçılar olmasını beklemesek
Karınca KarambolüAlper Kaya · Mylos Kitap · 2022122 okunma
Reklam

Cem

, bir kitabı yarım bıraktı
Alper Kaya
5.6/10 · 122 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2022 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2022 19:22
Dark İstanbul Yayınları'nın yeni kitabı Dark Dedektif 1- Suç Öyküleri, iyi bir toplama öykü kitabı. On dört öyküde suç ve cinayet var, yine. Kitabın arka kapağında yazdığı gibi, çözülmeyi bekleyen muammalar var. Kitabın çok büyük bir bölümü bence iyi bir okuma yapmamızı sağlıyor. Okuması keyif veren, çoğunlukla nitelikli çalışmalar okuyoruz. On dört öykü arasında öne çıkan çalışmaları söylemek isterim: Gencoy Sümer'in öyküsü "Akşam Yemeği" çok keyifliydi. Muamma kelimesinin anlamını sanki en çok Sümer'in öykülerinde buluyoruz. Kitabın son öykülerinde daha edebi, daha betimlemeci üslupların karşımıza çıkması çok iyi, yerinde, merak uyandırıcı. Ancak tamamen kişisel seçimlerim olarak İzzet Otru'nun öyküsünün hedeflediği bu edebi zevki ıskaladığını söyleyebilirim. Kitabın kapanış öyküsü Güneş Barguş'un "Büyükada'da Gece Gündüz" öyküsü daha iyi, daha oturmuş bir anlatım tarzı içeriyor. Ancak esas sürpriz ve bence kitabın en iyi öyküsü olarak Derin Gezmiş'in "Çav Bella" adlı öyküsü hem bu edebi tadı doğru bir yerden sürdürüyor, hem de merak uyandırıyor. Kitabın diğer öykülerinin çoğu iyi, nitelikli bir anlatımın faydasını gösteriyor. Ne yazık ki Nurhan Işkın'da ilk romanında da hissettiğim anlatım arızaları görüyorum, bunun ne olduğunu da tam olarak söyleyemiyorum, sanki bu anlatılan öykü böyle anlatılmamalı gibi bir his olduğunu söyleyebilirim. Gamze yayık'ın anlatımı çok iyi öyküsü, Emel Aslan'ın öyküsü, Funda Menekşe'nin öyküsü kitabın en iyileri arasında. Tuğba Turan'ın ölü Gelin'ini de bu gruba alabiliriz. Uğur Arık'ın öyküsünü de. Bu öykülerin bazılarında, ve olumsuz özellikleri daha fazla olan başka öykülerde (Murat Yüksel'in öyküsünde mesela) benzer sıkıntılar, eksikler, kolaycılıklar ve hatta bazılarında arabesk yaklaşımlar seziliyor, görülüyor. Bütün öyküleri
Dark DedektifKolektif · Dark İstanbul · 202230 okunma

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.··
8 günde okudu
·
2022 53. kitabı
Kolektif
8.5/10 · 30 okunma
Puan vermedi·241 syf.··
2022 52. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2022 20:00
Yeni, ama belki bana göre yeni, yazarları okumaya çalışmanın iyi olduğu kadar olumsuz ve hatta kötü yönleri de olabiliyor. Fantastik ve korku kitaplarını okurken neden okuduklarımıza inanıyoruz, merak ediyorum. Olmamış, olmayacak ya da olmayabilecek olayları okurken bizi çeken şey ne? Yazarın mahareti dışında ne olabilir ki? Kurulan dünyayı, anlatılan hikâyeyi ilgi çekici, okunabilir, okunmaya değer bir hale getiren yazarın kalemi, yazma kabiliyeti ve yaratma yeteneği olsa gerek-evet, bu, işte. Türk polisiyelerini okurken karşılaştığım çok kötü örnekleri kitap listeme dahi almadan kenara koyarken, bazen, bir milktar dayanıp okumaya devam ettiklerim de oluyor. Vedat Akyol'un kitabı hakkında net karar vermek için 150 sayfa okumak yetti. Önce olumlu şeyleri söylemek isterim: Aslında Vedat Akyol'un kitabı bir yandan bir dram, bir yandan bir polisiye, bir yandan romantik ögeler barındıran bir kolaj çalışması gibi. Üst üste bindikçe gerçeklik hissini kaybeden, ve hafiften fantastiğe dönüşen bu kolajın (sırplardan intikam alan asker, yurtta yetişen çocuk, dünyada romanları 20 milyon satan ünlü yazar ve hepsi aynı insan.) arabesk duygularla yoğrulmuş hikâyesi, instagramda (ya da başka yerlerde) aforizma olarak paylaşılabilecek gözlemler, öğütler ve cümlelerle dolu. Genimdeki Yabancı kitabını çok hoş bir görüntü ile instagramda okuyup da paylaşan oldu mu acaba? Bütün bu negatif sözlere rağmen aslında yazar anlatabiliyor. Çok diyalog var ve bu diyaloglarda yazar aslında yeteneğini gösteriyor. İşin iyi olan tarafı ise; aslında baş karakterimiz Destan, bütün bu fantastiğe kayan olaylar ve tecrübeler arasında kendine özgü bir kişilik ve karakter sergiliyor gibi oluyor; lâkin karakterin sıra dışı tecrübeleri arttıkça duygusal anlamda, kitabın dramatik yapısı ve inandırıcılığı
Genimdeki YabancıVedat Akyol · Luna Yayınları · 202228 okunma
Reklam