Cem

Cem
Ekşi sözlük/rogojin

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
29 saatte okudu
·
2022 39. kitabı
Tevfik Uyar
7.6/10 · 172 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·296 syf.··
2022 38. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2022 18:36
B.A. Paris'in kitabı Kimberly Belle'in dört dörtlük Yanlış Rota kitabını anımsatıyor, iyi ve hoş; ama onun kadar da değil. Dört dörtlük değil, ama dörtte üç yirmibeşlik diyebiliriz. Kimlik meselesini dert edinen kitapları seviyorum. Terapist tarzında okunup unutulmak için yazılmış eserler bazen çok güzel bir tat veriyor. Hemen okumak, düşünmemek, zorlanmamak için, hap niyetine basit, rahat kitaplar. Ancak yazarın Terapist'te yine de okuru zorlayacak bazı seçimleri de var. Öncelikle anlatıcımız Alice'in karakterine çok fazla yakınlık hissedememek, takıntılı diyebileceğimiz düşünce biçiminin dışında kalarak belki yabancılık hissi yaşamak da mümkün. Ayrıntıcı düşünüş, akıl yürütme tarzıyla Alice yorabiliyor açıkçası. Bu tür psikolojik gerilim kitaplarında alışık olduğumuzdan daha derinden giden bir psikoloji söz konusu. Kitabın çok beğenilmeme sebebi belki budur. Aslında yazar Alice'in iç dünyası, düşünme biçimi, takıntıları arasında bizleri boğar gibi oluyor. Pek sevmeyebileceğimiz birisi hissi veriyor Alice. Bir yandan çok tanıdık bir netflix dizisi hissi de veriyor. Yine de izliyor olsaydık daha klişe gelebilecek hikâyesinin okurken kendini daha ciddiye aldıracağını iddia edebilirim. Sonuç: okunabilir. Ama Yanlış Rota mı, bu kitap mı derseniz, Yanlış Rota derim. Ne kitaptı ama!
TerapistB. A. Paris · Doğan Kitap · 2022347 okunma
Puan vermedi·283 syf.··
2022 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2022 17:28
Cem Kalender'in üçüncü kitabı Kayıp Gergedanlar, Mazarin Mavisi ve Kasımpaşalı Oedipus'la kıyaslayınca bir başyapıt özelliği taşıyor. Neden? Burada daha sağlam bir kurguyla karşı karşıyayız. Kitabı okumaya başladığımızda hiç de tahmin edebileceğimiz bir dünyaya adım atmadığımızı anlıyoruz. Veteriner olarak atandığı kasabaya gidip de oradaki gergedanları bulmak için ter döken Sümer Bey, tanıdıkça bir kuyuya dönüşen ruh dünyası içerisinde ürkütücü eşi Suna, kuyuya düşen Başkan, iyimser Salman bey ve daha nicesi iç içe geçirilmiş, birbirini sarıp sarmalamış ve benim açımdan tamamına nüfus edebilmenin zor olduğu, huzursuz edici, rahatsızlık verici bir dünyanın içindeler. Cem Kalender, Çürüme ve Mazarin Mavisi kitabında olduğu gibi burada da adli bir olaydan etkilenmiş aslında; seneler önce anneleri ölünce beraber intihar eden 4 kardeşi hatırlarsınız. Bu konu öyküye doğrudan eklenmemiş, ancak konunun Maraş katliamına, anne olmaya, insan olmaya ya da olamamaya dair bağlantıları şaşırtıcı. Kitap kolay rastlanmayacak bir kurgu örneği bu anlamda. Maraş katliamının anlatıldığı kısımlar çok üzücü, çok korkunç; ve kitabın gerçek olanla olmayan arasındaki tarzını düşünürsek çok fazlasıyla gerçek, rahatsız edici. Kitabın birden fazla okunmayı hak ettiğini söyleyebiliriz. Suna karakterinin sıradışılığı ve anlatmaya çalıştığı her şey için, ve hatta kayıp gergedanlar için de okuyabiliriz. Bir yazarın böyle bir kurgu kurabilmesi hem yazarın kendisi, hem okurları, hem de edebiyatımız için kıymet taşıyor. Şu ana dek okuduğum en iyi Cem Kalender kitabı diyebilirim Kayıp Gergedanlar için. Umarım çok okunur.
Kayıp GergedanlarCem Kalender · Alakarga Yayınları · 201326 okunma
Puan vermedi·167 syf.··
2022 36. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2022 14:48
Funda Özsoy Erdoğan'ın bu kitabı, başyapıtları Tahakküm ve Öğrenilmiş Çaresizlik'ten önce yazılmış bir hikâye kitabı. Kitabın yazarın sonradan yazdığı iki kitapta daha net, daha ön plâna çıkarak kendini belli edecek yazış biçimleri, cümle devirmeleri, üslûpçu diyebileceğimiz tarzı bu kitapta daha geri plânda. Üslûbunu aramaya devam eden tarzı ile yazar burada kadın ve yazar olmak meseleleri üzerinden yine melankoli kokabilecek konuları hikâye ediyor, ancak bütün bu hikâyeleri kendi akışına, yoluna koyarak onu basitleştirecek ve heba edecek bütün tuzaklardan da kurtulmuş oluyor. Funda Özsoy'un ana meselelerinden birisi olan hayatın insanı yoğururken duygularımızın ve insaniyetimizin istismarları; ihmale ve ihlale uğramış sınırlar, yakınlıklar; insan olmakla insan kalabilmek veya bunu kaybetmek üzerine dönüp duran olaylar, kişiler, durumlar üzerinden birbirine yakın ruh çözümlemeleri, bir insanı anlamaya çalışırken onun duygularına, onun ruh dünyasına bakarak incindiği yerlere sözle, hikâyeyle merhem olma gayretleri...bütün bunlar, hepsi, bu kitapta da var. Kitap aynen diğer eserleri gibi kıymetli, özenli, güzel bir eser. Okunmayı hak ediyor. Funda Özsoy Erdoğan'ın daha çok tanınması, daha çok okunması gerek. Bunu hakikaten hak eden bir yazar. Umarım daha çok okurla buluşur eserleri. Pozsuz, rolsüz, yalansız; kağıt ve kalemle samimi ve dürüst olabilen bir insanın hikâyeleri bunlar. Mutlaka okuyun.
Sana Yazdığım Bir Mektup OlsamFunda Özsoy Erdoğan · Ötüken Neşriyat · 201514 okunma