ɢüʟʀû

ɢüʟʀû
bir akşamüstü dünyadan geçiyoruz

ɢüʟʀû

, bir kitap okudu
Puan vermedi·185 syf.·
43 günde okudu
·
2025 20. kitabı
Mustafa Kutlu
8.4/10 · 4.374 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 18. kitabı
Kitabı ne kadar çok beğendiğimi anlatmayacağım. O zaten aşikar. Kitabın bana, hayatıma ne kattığını anlatmak istiyorum: Fark etmişsinizdir hiç boş durmuyoruz, duramıyoruz. İyi anlamda ya da kötü anlamda. En son ne zaman hiçbir şey yapmadan durdunuz? Her zaman o boşluğu bir şeyle doldurmaya çalışıyoruz. İş olur, hobi olur, televizyon olur, telefon olur. İyi ya da kötü fark etmiyor boş durmak hayatımızdan kalkmış durumda. O güzel düşüncelerin, ilhamların boş zamanlarda geldiğini fark etmemiz gerekiyor. Dışarı parka çıktığımda her zaman yanıma mutlaka kitap alır okurdum. Fakat artık 1 saat oturuyorsam yarım saat kitap okuyorum, yarım saat hiçbir şey yapmadan sadece oturuyorum. Etrafı izliyorum. O kadar iyi geliyor ki. Kitap okumanın da boş durmaktan bir kaçış olduğunu fark ettim. Boş durmak derken, boş durmak zaten ‘tefekkür’ gibi bir şey. Etrafı izleyerek o ana kadar farketmediğimiz o güzel ayrıntılara dikkat etmeye başlıyor insan. Güzellikleri daha çok görüyor. Zaten mutlaka bir şey düşünüyorsun. Bu şekilde düşüncelerimize de yer açmış oluyoruz. Deneyin çok iyi gelecek Öncelikle bu kitabı okuyun :) ha bir de bonus olsun; aynı yazarın “Pürdikkat” kitabını da tavsiye ederim. Sanırım yazar çok iyi yazıyor :)
Dijital MinimalizmCal Newport · Metropolis Yayıncılık · 20171,645 okunma

ɢüʟʀû

, bir kitabı yarım bıraktı
Oğuz Atay
8.7/10 · 38,8bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2025 17. kitabı
“Ben istiyorum ki meşguliyetim olsun. Elimde bir işim olsun. Bekleyecek bir şeylerim olsun… Telefonun başında çocukların aramasını bekleyeyim, pencerenin kenarında çocukların, torunların bana uğramasını bekleyeyim, ağaç yapraklansın diye bekleyeyim, salatalıklar çiçek açsın diye bekleyeyim, domates kızarsın diye bekleyeyim. Öyle şeyler… Zaman kolay geçsin istiyorum ben. Başka derdim yok. Ölüp kapımı çalana kadar bir şeyler oyalasın işte beni.” ~ Bir gün bizim de yaşlanacağımızı bilmeden yaşıyoruz. Ölüm bile daha çok aklımıza geliyordur belki. Yaşlılığı hiç yakıştıramıyoruz ama kendimize. Selime teyzenin yerine koydum bazen okurken kendimi, bazen de çocuklarının. Şükrettim. İkisi için de henüz geç değil. Eski komşularım yaşlı bir çiftti 80 yaşlarında. Her gün çağırırdı bıkmadan. Bir gün gitmesem niye gelmedin derdi. Rahatsız etmek istemediğim için gitmezdim çoğu zaman.Şimdi onları daha iyi anlıyorum. Aynı yerde olsaydık her gün giderdim :) Yaşlılığı, yalnızlığı, beklemeyi anlatan sıcacık bir hikayeydi Selime Teyzenin hikayesi
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,4bin okunma