Servet AŞCIOĞLU

Servet AŞCIOĞLU
@SASCIOGLU
Lütfen unvan,aidiyet ve cinsiyetinizi girişte bırakınız.
“Arsızlık nerede ve kimde olursa olsun çirkinleştirir; hayâ ise nerede ve kimde olursa olsun zarifleştirir” #HadisiŞerif | Tirmizî, Birr, 47.
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Terazinin kefelerini zorlayıp da, melek-şeytan, ÂdemHavva, iyilik-kötülük, şuur-irade, kader-kaza hakkında düşünüp durduğum geceler boyunca: Kimi, gülümseten sezginin hükmünde kendimden memnun kaldım. İlk ânda, aydınlık bahçelere yağan nisan yağmurları berraklığında gördüm göreceğimi. Işıklı. Sevinçli. Renkli. Ama kelimeyi söz denizine kavuşturmaya, sükûn bulmaya gelince sıra, kâğıtlarım rüzgârda dağıldı, kalemimde mürekkep tükendi. Akşamdan dizdiğim harfleri sabahtan bozdum, birer kanat taktım, hepsini rüzgârda uçurdum. Hafızama kaydettiklerimin de çoğu yerinde yoktu. Uçtu düşünce, fikir buharlaştı. Geriye bir duygu kelâmı kaldı o da muğlâktı.
Timaş Yayinevi·Kitabı okudu
İnsan
Hiç farkettiniz mi? Katlanılmaz acı diye bir şey yoktur. Katlanılmaz acı yalnızca dilde varolabilir, her acı katlanılabilirdir. Acı katlanılmaz olduğu an zaten baygın düşersiniz. Bilinç acıya katlanmanın bir yoludur.
Okyanus Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Nasrettin Hoca uyurken evine hirsiz girmiş. Aslında gerçekten uyumuyor, gözlerini kapalı tutuyor, arada bir de açıp hırsızın neler yaptığına bakıyormuş. Ama kimsenin işine karışmak da ona göre değilmiş. Öyle ya, hırsız onun uykusuna karışmıyormuş, o niye adamın mesleğine burnunu soksun? Bırakmış ne yapacaksa yapsın! Hırsız bu adamda bir gariplik sezip, biraz endişelenmeye başlamış. Evdeki her şeyi dışarı taşırken arada bir elinden kayan bir şey yere düşüyor, ama gürültü çıksa bile adam uykusundan uyanmıyormuş. Hırsız böyle bir uykunun ancak insan uyanık olduğunda mümkün olabileceğine dair bir kuşkuya kapılıp: "Ne acayip adam, evini olduğu gibi boşaltmama rağmen gıkını bile çıkarmıyor" diye düşünmüş. Olduğu gibi bütün eşyaları, yastıkları, ne var ne yoksa her şeyi almış. Tam kendi evine taşımak üzere eşyaları bir araya getirip, bağlarken birinin onu takip ettiğini hissetmiş. Arkasına dönünce onu takip edenle uyuyan adamın aynı kişi olduğunu görüp, "Niye beni takip ediyorsun?" diye sormuş. "Takip etmiyorum ki, birlikte taşınıyoruz. Ne var ne yoksa aldığına göre artık ben bu evde ne yapayım? Ben de tabii ki seninle geliyorum."
Okyanus Yayınları·Kitabı okudu
Fıkra
Batılılar, uzun zamandır çok yanlış bir görüşün etkisi altında yaşıyor. Bu görüş zihinlerde öyle büyük bir gerginlik yaratmıştır ki, insanlar kendilerini hiçbir yerde rahat hissedemez sürekli bir yerlere yetişmeye çalışırlar ve sonlarının ne zaman geleceğini bilmedikleri için de daima endişe duyarlar. Sonları gelmeden önce her şeyi bitirmek isterler. Ancak ulaştıkları sonuç bunun tam tersi olur; birkaç şeyi bile zarafetle, güzellikle ve mükemmel olarak tamamlayamazlar. Yaşamları o derece ölümün gölgesindedir ki, mutlu yaşayamazlar. Mutluluk getiren her şey, onlara zaman kaybı gibi görünür. Bir saatliğine sükunet içinde oturamazlar çünkü zihinleri, "Neden vaktini boşa harcıyorsun? Şu anda şunu yapıyor olabilirdin."der onlara.
Okyanus Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular