İslam, Allah'ın indirdiği ve insanlar' için
kabul ettiği tek din olarak, başka hiçbir
dünya görüşüyle, başka hiçbir fikirle, amelle
uzlaşmaya girmeye muhtaç değildir. O, kendi
başına, insanların her türlü ihtiyacını
karşılamaya muktedirdir.
Bu bakımdan, zaaf
İslam'da değildir; onu yüklendiğini söyleyen
insandadır.
Öte yandan dinden ne beklendiğini
bilmeyenler, gerçekten ondan hep olağanüstü, tabii
olanın dışında
şeyler gerçekleştirmesini
istemişlerdir. Aslındaysa, böyle bir istek ve
beklenti, kendi boş inançlarının dinde
yansımasını görme arzusundan başka birşey
değildir. Dine (veya şeriata) boş inanç gözüyle
bakmak isteyen biri, gerçekte kendine ait boş
inançlarını tabiata, eşyaya, insan düşüncesine,
kısaca bütün varlık alemine yayılmış ve yansımış
olarak görme arzusunu dile getirmekten başka
birşey yapmamış olmaktadır.