Kendini tanıtmaya gerek duymayan bir anlatıcı düşün. Daha ilk sayfada sana yaklaşan, “ruhunu kollarımda taşıyacağım” diyen… Ve sen daha neye uğradığını anlamadan fark ediyorsun: Bu hikâyeyi anlatan
Yıllar önce bir arkadaşım hediye etmişti Kitap Hırsızı'nı. Çok büyük hevesle kitabı nerdeyse yarılamıştım. Sonra kitap okuyorum diye bir adam beni çok asağıladı, ayıpladı. Hevesim kırıldı. O gün bugündür ayracı kaldığım yerden hiç çıkarmadım. Ama kitabı da elime alamadım. Kitaplığımda aynı yerde duruyor. Yerini bile değiştirmedim. İçimde bir ukde bu kitap.
Yani bir adam tanımadık bir adam gibi algılıyorum. Neden aşağıladı onu anlamadım. Ama anlamadığım en büyük konu sizin hevesiniz niye kırıldı? Bir ok olarak bizler kitapları okuyup kendi fikrimizi kendi bilgimizle oluşturmalıyız diye düşünüyorum. Ukte kalmasın. Bence kitabı okuyun. Kendi yorumunuzu kendiniz yapın sonra.