Özellikle ebeveynlerin malumudur ki çocuklar, şahsiyetlerini etrafında gördükleri ve şahit olduklarıyla geliştirirler. Bu nedenle çocuğa sürekli nasihat etmek yerine ona "hal aktarımı" yapmaya odaklanmak daha doğrudur.
Çevresindeki insanların güzelliklerinden, derinliklerinden ve ufkunun genişliğinden çocuk da etkilenecektir. Böyle bir ortam sağlanabildiğinde, birçok konuda gençlere sözlü nasihatlar yapmaya da gerek kalmayacaktır. İşte seyahatler, aile arasındaki iletişimi kuvvetlendiren, çocukla anne babasının münasebetlerini olgunlaştıran, aileye aidiyeti geliştiren çok önemli vesiledir.
Aileler çocuklarının komik hallerini çekip sosyal medyaya yüklüyorlar. Bu videolar hiç silinmiyor. O çocuklar büyüdüğünde bu videolarla dalga geçildiğinde depresyona giriyorlar ve yurt dışında buna bağlı çok intihar yaşanıyor.
Hz.Peygamber'in (sav) ve Müslümanların Medine'deki hayatları da Mekke'deki gibi büyük mücadele içinde geçmiştir. Üstelik Onlar burada pek çok düşmanla baş etmek zorunda kalmışlardır. Her şeyden önce Kureyşli müşrikler onların peşlerini hiç bırakmamış, Medine'de birlikte yaşamak durumunda kaldıkları Yahûdîler ise aralarında anlaşma olmakla birlikte kendilerine hiçbir zaman güven vermemiştir. Diğer taraftan şehirdeki münafıklar Müslüman toplumunun en büyük iç problemi olmuşlardır.
Onlar bir taraftan Müslümanların açık düşmanlarıyla gizli ortaklıklar kurarken, diğer taraftan da Allah Rasûlü'nün (sav) titizlikle korumaya çalıştığı Evs-Hazrec ve Ensâr-Muhâcir bütünlüğünü ve dengesini sarsmak ve dâhilî çatışma meydana getirmek için her türlü yola tevessül etmişlerdir. Ancak gerek Hz Peygamber'in aldığı tedbirler, gerekse Müslümanların çoğunluğunun teenni ile hareket etmeleri, münafıkların hemen bütün girişimlerini boşa çıkartmıştır.
Bu süreçte Allah Rasûlü (sav) hem içeride hem de dışarıda uyguladığı tutarlı ve dengeli siyaset sayesinde Medine'de kurmaya çalıştığı Müslüman toplumu tehdit eden bütün düşmanları zamanı geldiğinde sırasıyla bertaraf etmeyi başarmıştır.