Açıkçası bu konudaki tüm bilgilerim bu kitapta okuduklarımla sınırlı . Alternatif fikirler üzerine bir şey söyleyemiyorum.
Ancak bu konuda bilgi sahibi kişilerden binlerce kere özür dileyerek, çok ama çok amatörce bir yorum yapmaya kalkacak olursam ; aşırı kibirli biri ile ,aşırı aşağılık duygusuna sahip bir kişiyi kıyasladığım zaman normalleşmek için gelen yardıma kibirli kişinin hiç yanaşmayacağını ,aşağılık duygusuna sahip kişinin açık olcağını düşünüyorum.
Konu ile ilgili olmasa da , kitapta geçen "Acı" ile ilgili bazı paragrafları aşağıda paylaşıyorum.
Acı, bir hüzün olduğu için , kendi başına iyi olamaz.
Ama Hazzı dizginleyerek aşırı olmasını sağlayan bir acı tasavvur edilebilir.
Bunu yaparak , hazzın ,bedenin etkinlik gücünü azaltmasına engel olacağı için acı, iyi olabilir.
ACIMA duygusu , aklın güdümünde yaşayan bir insan için hem de kötü hem de yarasızdır.
Kötü olması ,hüzün veren bir duygu olmasından ,yarasız olması da , bu duygudan çıkabilecek iyiliği , yani acıdığımız insanı sıkıntısından kurtarmak için harcayacağımız çabayı , zaten aklın buyruğu ile harcamak isteyeceğimizdendir.
Aklın güdümünde yapmayı isteyeceğimiz yardım, acıma duygusu altında yapacağımız yardımdan muhakkak daha etkin olacaktır. Bu nedenledir ki , aklın güdümünde ki bir insan , mümkün olduğu kadar , acıma duygusundan sıyrılmaya çalışır.
Her şeyin , Tanrısal doğanın zorunluluğundan çıktığını ve doğanın her zaman ve her yerde geçerli kurallarına göre oluştuğunu bilen biri , nefret edilecek , gülünecek ya da hor görülecek bir şey bulamayacağı için , hiç kimseye de acıma duygusu duymayacaktır.; insan erdeminin izin verdiği ölçüde iyi davranmaya ve bundan sevinç duymaya çalışacaktır.