CEM AKDAG

CEM AKDAG
Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
BASKETBOL ANTRENÖRÜ
İSTANBUL
SAMSUN
1953 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
KİBİR VE AŞAĞILIK DUYGULARI Kendini tanımamaktan kaynaklanır. Kendini aşırı beğenme ve olduğundan aşağı görme olarak beliren bu duyguların ikisi de ,önemli bir ruhsal güçsüzlüktür, dolayısı ile bu duyguların içinde olanlar ,tutkulara çok açıktırlar. Bu ikisinden ,Aşağılık duygusu ,Kibirden daha kolay düzelebilir ,çünkü bir sevinç duygusu olduğu için Kibir , bir hüzün duygusu olan Aşağılık duygusundan daha güçlüdür. Kibir ,insanın kendisini olduğundan üstün görmesinden kaynaklanan bir sevinçtir, bu nedenle ,kibirli insan ,bu yanlış kanaatini besleyen dalkavuklarla bulunmaktan hoşlanır ,onu olduğu gibi görenlerden hoşlanmaz.
Samet Ö. isimli okura yanıt verildi
CEM AKDAG
Açıkçası bu konudaki tüm bilgilerim bu kitapta okuduklarımla sınırlı . Alternatif fikirler üzerine bir şey söyleyemiyorum. Ancak bu konuda bilgi sahibi kişilerden binlerce kere özür dileyerek, çok ama çok amatörce bir yorum yapmaya kalkacak olursam ; aşırı kibirli biri ile ,aşırı aşağılık duygusuna sahip bir kişiyi kıyasladığım zaman normalleşmek için gelen yardıma kibirli kişinin hiç yanaşmayacağını ,aşağılık duygusuna sahip kişinin açık olcağını düşünüyorum. Konu ile ilgili olmasa da , kitapta geçen "Acı" ile ilgili bazı paragrafları aşağıda paylaşıyorum. Acı, bir hüzün olduğu için , kendi başına iyi olamaz. Ama Hazzı dizginleyerek aşırı olmasını sağlayan bir acı tasavvur edilebilir. Bunu yaparak , hazzın ,bedenin etkinlik gücünü azaltmasına engel olacağı için acı, iyi olabilir. ACIMA duygusu , aklın güdümünde yaşayan bir insan için hem de kötü hem de yarasızdır. Kötü olması ,hüzün veren bir duygu olmasından ,yarasız olması da , bu duygudan çıkabilecek iyiliği , yani acıdığımız insanı sıkıntısından kurtarmak için harcayacağımız çabayı , zaten aklın buyruğu ile harcamak isteyeceğimizdendir. Aklın güdümünde yapmayı isteyeceğimiz yardım, acıma duygusu altında yapacağımız yardımdan muhakkak daha etkin olacaktır. Bu nedenledir ki , aklın güdümünde ki bir insan , mümkün olduğu kadar , acıma duygusundan sıyrılmaya çalışır. Her şeyin , Tanrısal doğanın zorunluluğundan çıktığını ve doğanın her zaman ve her yerde geçerli kurallarına göre oluştuğunu bilen biri , nefret edilecek , gülünecek ya da hor görülecek bir şey bulamayacağı için , hiç kimseye de acıma duygusu duymayacaktır.; insan erdeminin izin verdiği ölçüde iyi davranmaya ve bundan sevinç duymaya çalışacaktır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
KİBİR VE AŞAĞILIK DUYGULARI Kendini tanımamaktan kaynaklanır. Kendini aşırı beğenme ve olduğundan aşağı görme olarak beliren bu duyguların ikisi de ,önemli bir ruhsal güçsüzlüktür, dolayısı ile bu duyguların içinde olanlar ,tutkulara çok açıktırlar. Bu ikisinden ,Aşağılık duygusu ,Kibirden daha kolay düzelebilir ,çünkü bir sevinç duygusu olduğu için Kibir , bir hüzün duygusu olan Aşağılık duygusundan daha güçlüdür. Kibir ,insanın kendisini olduğundan üstün görmesinden kaynaklanan bir sevinçtir, bu nedenle ,kibirli insan ,bu yanlış kanaatini besleyen dalkavuklarla bulunmaktan hoşlanır ,onu olduğu gibi görenlerden hoşlanmaz.
Samet Ö. isimli okura yanıt verildi
CEM AKDAG
Ancak Spinoza'nın geometrik izahına göre : Zihnimizde, etkin olduğu sürece oluşan duyguların hepsi bir Sevinç ve İsteğe indirgenebilir, hiçbiri Hüzne indirgenemez. Etkin bir zihinde hüzün oluşmaz. Paragrafın devamı ise ; sizin düşüncenizi destekler gibi devam ediyor . Kibir ,insanın kendini diğerlerinden üstün görmesi ,aşağılık duygusu da ,aşağı görmesi olarak beliren birer yanlış kanaattir. Bu iki duygu birbirlerine zıt olmaların karşın , kibirli insan ise aşağılık duygusu içinde olan ,benzer ruh halleri içindedirler. İkisi de , başkalarının erdemlerinden hüzün duyar., başkalarının kusur içinde olduklarını imgelemek , hüzünlerini biraz olsun dağıtır, başkalarının da kusurlu olmasından teselli bulurlar . Hiç kimse , haset duymaya ,Aşağılık duygusu içinde olandan daha eğilimli değildir . Bu duygu içinde olanlar , sürekli olarak insanların yaptıklarını gözlerler , amaçları ,onları düzeltmekten çok , eleştirmek , yanlışlarını kınamaktır .
Puan vermedi·168 syf.··
2018 29. kitabı
Kitabın yazarı Yunan edebiyatının Dostoyevskisi olarak anılıyor. Hadula beni çok etkiledi. Ve bu kitabın yazarının bir erkek olması dahada etkiledi sanırım . Kadının toplumdaki yeri üzerine şöyle kabaca bir gözlem yapılıp bu kadar hissedilerek yazılamazdı. Önce anne- babasına sonra evlenip kocasına , çocuklarına köle olan kadının yeri... Bu durum yazarı nasıl rahatsız etmiş ki o tarihlerde Hadulayı yaratmış hemen. Hadula da kız çocuk sahibi olan ailelerin kızlarını evlendirirken çeyiz vermenin maddi külfeti, sonra evlenen kızların çocuklar doğurup aynı döngüyü devam ettirip, kocalarına köle olmalarından duyduğu rahatsızlığa bir çözüm bulmuş kendince : Ölüm . Kızsam mı Hadula’ ya hak mı versem bilemedim. Kadın olmak demek ki her tarihte her çağda zor .
HadulaAleksandros Papadiamantis · Jaguar Kitap · 2022695 okunma
CEM AKDAG
Hak vermek lütfen !
10/10
·446 syf.··
Beğendi
·
2019 50. kitabı
Açıkçası Çetin Balanuye’nin “Spinoza’nın Sevinci Nereden Geliyor” adlı kitabından çok etkilendim. Bu kitaptan sonra muhakkak Spinoza’nın “Ethika” adlı kitabını okumam gerektiğini ancak kitabı okumanın çok zor olduğunu düşündüğüm için dertleniyordum. Tesadüf bu ya kitap konusunda birbirimize tavsiyelerde bulunduğum bir arkadaşımın geçtiğimiz yıl Spinoza’nın ismi geçen bir kitaptan bahsettiğini hatırladım ve bu kitabın peşine düştüm. Kabala Yayın evine ait bu kitap artık piyasa yoktu . Sadece internette Nadir Kitap’da ,bazı sahafların elinde olduğunu öğrendim. Bir iki kere almayı denedim ancak Nadir Kitap’da, kayıttı şifreydi ,şuydu buydu gibi bazı sorunlar yaşadım. Hangi sahafların kitaba sahip olduğunu tespit edince evime yakın olan Beşiktaş’tan kitabı almayı başardım. 445 sayfalık bu kitap “Nietzche Ağladığında” adlı kitabını yazarı ,ünlü Psikolog , Irvın D. Yalom’a ait . Ancak bu yazarın son okuduğum . “Aşkın Celladı “ adlı kitabını hiç beğenmemiştim. Hatta anlatım tarzı ve kurgusu çok yavan gelmişti . Spinoza’nın aşkına kitabı aldım . Ve üç dört günde bitirdim. Açıkçası Yalom’un Musevilerin tarihini çok iyi bilmesi , mesleği icabı Spinoza’nın Ethika’sını okumuş olması ve benim anlayacağım şekilde bu kitapta özetlemesi adeta beni kendimden geçirdi. Gerçi kitaba konu olan (Rosenberg ) Nazi subayını duyunca ,aklıma kamplarda Yahudileri katleden Nazilerin, Spinoza’nın felsefesinin içinde kendilerini rahatlatacak bir şeyler bulduğunu sanmıştım. Kesinlikle böyle bir şey yok . Kitap, Nazi ideoloğu Alfred Rosenberg’in ve 1700’lerde Portekiz’den, Hollanda’ya göç etmiş Yahudi kökenli filozof Spinoza’nın hayatını kurguluyor. Bu kitabı benim için cazip kılan ,Yalom’un psikiyatri seanslarından verdiği örnekler ( Nitzche Ağladığında kitabındaki gibi ) ve Spinoza’nın
Spinoza ProblemiIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 20132,697 okunma
Elif isimli okura yanıt verildi
CEM AKDAG
Rica ederim . Eğer felsefe ile ilgileniyorsanız muhakkak Çetin Balanuye’nin “Spinoza’nın Sevinci Nereden Geliyor” adlı kitabın okuduktan sonra bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Nietzsche
"Yalnızca yürüyüş sırasında akla gelen düşüncelerin bir değeri vardır."
CEM AKDAG
İlginç!