“…Örneğin Afrika’daki Massailer, bu konuda çareyi ölenin adını hemen ölür ölmez değiştirmekte bulmuşlardır. Böyle yapılınca ruhun yeni adını bilmediği ve kendisinden söz edildiğini anlayamayacağı kabul edilir.”
“Böylece acılarını ve mücadelelerini etimde kemiğimde hissettiğim üç kadınla bütünleşmiş olacaktık. Tarih bu üç kadının çığlığını boğmuş, benimkini de boğmaya çalışmıştı.Ama ben onların sessiz çığlıklarını yükseltecektim. Hem Maya,hem Ayşe,hem Mari, hem daha resmini bile görmediğim Nadia idim… Hem Müslüman, hem Yahudi, hem Katolik ‘tim. Yani insandım, içim içime sığmıyordu.Önümde zor ama ışıklı bir yol görüyordum. Sanki Yedi Uyuyanlar gibi yüzyıllarca süren bir uykudan yeni kalkıyordum.”
“Kafamın içinde ona söylenecek uçsuz bucaksız şeyler bulunduğunu hissediyordum,senelerce söylense bitmeyecek şeyler…Fakat hiçbiri şu anda aklıma gelmiyordu.”